Erhan Gülenç Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Yankı Bağcıoğlu’ndan S-400 çıkışı: Kullanılmayacaksa neden alındı?

Haber Merkezi profil fotoğrafı
YazarHaber Merkezi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “S-400 hava savunma sisteminin tehdide karşı kullanılamaması, tedarik kararının ne kadar yanlış olduğunu teyit eden ayrı bir gerçekliktir. Eğer kullanılmayacaksa neden alındı? Kullanılacaksa neden devreye sokulmuyor” dedi.

Yankı Bağcıoğlu’ndan S-400 çıkışı: Kullanılmayacaksa neden alındı?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sistemlerin kullanımına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Bağcıoğlu, açıklamasında ayrıca Karadeniz’deki güvenlik gelişmeleri ile şehit aileleri ve gazilerin sorunlarına da değindi.

“S-400 KULLANILMAYACAKSA NEDEN ALINDI”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin sert eleştirilerde bulunarak, “S-400 sistemlerinin harekata hazır olduğu ifade edilmektedir. Ancak, 4 balistik füze ile hedef alınmamıza rağmen siyasi çekinceler veya teknik yetersizlikler nedeniyle harekâta hazır olduğu bildirilen S-400 hava savunma sisteminin tehdide karşı kullanılamaması, tedarik kararının ne kadar yanlış olduğunu teyit eden ayrı bir gerçekliktir. Eğer kullanılmayacaksa neden alındı? Kullanılacaksa neden devreye sokulmuyor? Büyük bir zafer olarak gösterilen, Türkiye’ye getirilişi televizyonlarda naklen yayınlanan, haklı gerekçelerle karşı çıkanlar neredeyse vatan haini ilan edilen S-400 tedarikinin bedeli ağır oldu. Ama en ağır bedeli talimatla bir gün S400 diğer gün F35 güzellemesi yapmak zorunda kalan Savunma uzmanları ödedi. S400 kararının milli güvenliğimizde yarattığı hasarın siyasi sorumluluğunun alınması gerekmektedir. Modern savaşın belirleyici unsuru hava üstünlüğüdür. Ancak Türkiye son 23 yılda envanterine sadece 30 yeni savaş uçağı katabildi. Aynı dönemde bölge ülkeleri yüzlerce yeni nesil uçak satın aldı. Bu tablo ciddi bir stratejik risk yaratmaktadır. Bugün Beyaz Saray’da parasını ödediğimiz F-35’lerin peşinde koşmamızı, NATO üyesi olmayan çeşitli devletlerin rahatlıkla tedarik edebildiği F-16 Blok 70 savaş uçağı alımı konusunda bile sıkıntı yaşamamızı sorgulamak zorundayız” dedi. Karadeniz risk altında” Türkiye’nin yakın çevresinde artan askeri risklere dikkat çekerek Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin doğrudan Türkiye’yi ilgilendirdiğini vurgulayan Bağcıoğlu, “Türkiye’ye mücavir bölgelerde yaşanan güvenlik gelişmelerine ilişkin olarak; Ukrayna-Rusya Federasyonu Savaşının bir harekât alanı da Karadeniz olmaya devam etmektedir. Tankerler ve ticari gemilere yönelik saldırılar ile sürüklenen mayınların oluşturduğu tehdit; Karadeniz’de deniz güvenliğini ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Karasularımızın ve hava sahamızın hemen dışındaki, İstanbul Boğazına 14 deniz mili mesafedeki son saldırı ciddi bir ikazdır. Deniz güvenliğinin söylemle değil eylemle sağlanabileceğini anlamak zorundayız. Karadeniz’de deniz güvenliğine yönelik bir süredir devam eden tehditlere karşı durumsal farkındalık sağlayabilmek, öngörülü olabilmek zorunludur. Diplomatik girişimler ile caydırıcılık maksatlı askeri tedbirleri koordineli belirleyerek zamanında uygulayabilmek önemlidir. Karadeniz’in en güçlü Deniz Kuvvetleri olan Türk Bahriyesi “Donanma varlığı” ile Karadeniz’de “caydırıcılık” sağlamalıdır. Denizlerdeki hak ve menfaatlerimizi korumanın çok ağır ve tarihi bir sorumluluk olduğunu, bir anda mavi vatan sevgisi artan troller ve dijital beslemelerle yaptırılan algı faaliyetleri ile bu sorumluktan kaçmanın mümkün olmadığını hatırlatmak isterim” diye konuştu.

“ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN SOSYAL VE ÖZLÜK HAKLARI SORUNU DEVAM EDİYOR”

“Sağlık hizmetinde yaşanan soruınlar, gazilerin günlük yaşamını etkiliyor” Asla unutulmayacak nihai fedakarlığı yapan “Şehit yakınları ve Gazilerimiz” Türk vatanının esas sahibi olup Türk milletine emanettirler” diyen Bağcıoğlu, “Emanete sahip çıkılmamakta, Şehit aileleri ve gazilerimizin sosyal ve özlük haklarına ilişkin sorunları devam etmektedir. Er ve erbaş şehitlerinin aileleri ile gaziler için yıllardır söz verilen emsal maaş uygulamasının hâlen hayata geçirilmemesi, kahramanlarımızın ve ailelerinin zorlu ekonomik şartlar altında yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmaktadır. Özellikle sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar, gazilerin günlük yaşamını doğrudan etkilemektedir. Ortez ve protez hizmetleri için yalnızca tek bir hastanenin yetkilendirilmesi ve bu alanda karşılarına çıkarılan bürokratik engeller, gazilerimize reva görülen sessiz bir hak gaspıdır” dedi. Terörle mücadele sırasında yaralanmış ancak gazi sayılmamış askerlerin uzun zamandır dile getirdiği taleplerin karşılanmadığını belirten Bağcıoğlu, “ Bu çerçevede, Şehit aileleri ve gazilerimizin sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik verilen ve hala komisyonda bekletilen 18 kanun teklifinin bir an önce yasalaşması talebimizi tekrarlıyoruz. Kalbimize gömdüğümüz tüm şehitlerimiz gibi, semalardaki teknolojik ve harekât bağımsızlığımızın timsali TUSAŞ’a, PKK’nın hain terör saldırısında şehit olan Atakan Şahin Erdoğan, Cengiz Coşkun, Hasan Hüseyin Canbaz, Zahide Güçlü Ekici ile taksi şoförü Murat Arslan’ın aziz hatıralarının daima kalbimizde yaşayacağını bir kez daha vurguluyorum. Toplumsal hassasiyetlerle oynamanın kimseye fayda sağlamayacağını tekrar hatırlatıyor, aziz şehitlerimize yapılan saygısızlığı bir kez daha şiddetle kınıyorum” diye belirtti.

Kategoriler:
Etiketler:

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.