Tugay: Meslek Fabrikası’nda kademe, kademe nöbet sistemini sonlandıracağız. Ama bu bıraktık gittik anlamına gelmez!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İl Başkanlığı'nın Meslek Fabrikası nöbetini sokaklara taşıma kararını değerlendirerek, "Daha önce de söylemiştim. Bir taraftan belediyedeki çalışmaları aksatmadan sürdürmek gerekiyor. O yüzden kademe kademe oradaki bu nöbet sistemini sonlandıracağız. Ama bu asla bu olayla ilgili takibimizi sonlandıracağı anlamına gelmiyor" dedi.

Kamuoyunda bu konuda bir bilinç oluşmasının öneminden bahseden Tugay, "Burada önemli bir mesafe alındığını hepimiz biliyoruz. Hem sokakta karşılaştığımız insanlar, hem farklı ortamlarla bir araya geldiğimiz vatandaşlarımız bize bu konuyu anladıklarını ve haklı olduğumuzu düşündüklerini söylüyorlar. Bu önemli. Çünkü yani kamuoyu bilmeli ki burada Cemil Tugay'ın ya da belediyeden birisinin şahsi bir mülkiyeti değil, yani belediyenin ve dolayısıyla İzmir halkının bir mülkü gasp ediliyor. Yani bu bir gasptır, başka hiçbir şey değil. Çünkü bunu defalarca anlattım. Hiçbir şekilde vakıfların katkısı olmayan, hiçbir şekilde bir kuruş dahi harcanmayan, herhangi bir hakkı, hukuku olmayan bir binayı zorla aldılar. Polis zoruyla aldılar yani. Şimdi tabii gerekçe gösterilen bir kanun, yürüyen bir hukuki süreç ve bir polis müdahalesi var işin içinde. Biz de bir kamu kurumuyuz. Burada tepkilerimizi demokratik sınırlarda göstermek durumundayız ve onu yaptık bugüne kadar. Amacımız toplumumuzun burada bilinçli bakmasıydı olaya. Bu bilinç önemli ölçüde sağlandı. Bundan sonrasıyla ilgili devam eden bir hukuki süreç var ve bu süreci takip edeceğiz" diye konuştu.
MALLARIMIZI YEDİEMİNE VEREMEZLER
Binanın içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ait 300 milyon liradan fazla ederi olan, değeri olan malzemenin bulunduğunu kaydeden Tugay, "Yani o malzemelerle ilgili bir zarar olduğunda, onları uygunsuz bir şekilde çıkarmaya kalktıklarında, yapan kişiler kesinlikle bir kamu suçu işlemiş olacak. Çünkü kamuya ait bu tür malları yediemine veremezler. Kamu kurumunun izni olmadan oradan alamazlar. Orada başından beri söylediğimiz şey odur. Hepimizin ihtiyacı olan şey uzlaşmadır. O uzlaşmanın da şekli şu olmalıdır: Bu mahkeme süreci sonuçlanana kadar orada tekrar bizim o hizmeti vermemize izin vermeliler. Mahkemeden çıkacak sonuca göre biz gerekirse eğer bu mülkün Büyükşehir Belediyesine ait olmadığı sonucunu çıkarsa mahkemeler, kullandığımız süre için ecrimisil öderiz. Bunu beklemiyoruz. Normalde kesinlikle yüzde yüz İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir yapı bu" dedi.
GÜÇ GÖSTERİSİ YAPTILAR
Tugay şöyle devam etti: "Yani Büyükşehir Belediyesi'ne karşı böyle bir hırslı tutum içerisinde olmak niye olsun? Yani çok mu ihtiyaçları var Vakıfların? İşte defalarca söyledim. 3 bin 500 fazla gayrimenkulü var. Kullanabilecekleri tonla bina var. Gerçekten bir kurumun böyle bir binaya ihtiyacı varsa bunu başka şekilde de çözebiliriz. Bunun için de buna gerek yok. Yani bunun için sabahın beşinde yüzlerce polisle birlikte gelip bu kadar hani böyle bir baskın şeklinde bir ele geçirme operasyonu yapmaya ne gerek vardı? Bunun işte kimler tarafınca bu hale getirildiğini defalarca söyledim. Yani bir grup AK Partili siyasetçi bunu kendine bir şey konusu yaptı. Yani bir güç gösterisi konusu yaptı. Güç gösterisi. Yani İzmir halkına karşı güç gösterisine değil, İzmir halkına hizmet etmenize ihtiyaç var. Sizin gücünüz halktan aldığınız oyladır. Sizin gücünüz geçicidir. Yani bugün iktidar olanların yarın o iktidarda kalmayacağını dünya tarihi gösteriyor. Hiçbir zaman hiçbir iktidar sonsuza kadar sürmemiştir. Sizin de sürmeyecek. Bugün yaptığınız bu hatalı işler toplumu travmatize ediyor, insanları yaralıyor. Yani İzmir'e böyle bir muameleyi reva görmeniz kesinlikle hepimizi çok rahatsız ediyor. Başından beri İzmir'e bunu yapıyorsunuz. Yapmayın dedim, yapmayın etmeyin diye başlayan açıklamalarımı hatırlatmak isterim insanlara. Yapmayın, etmeyin dedim. Böyle olmaz bu iş. O yüzden halen beklediğimiz şey hukuk yoluyla ya da idari yolla aklı selimin galip gelmesi, o binanın Büyükşehir’in kullanımına tekrar verilmesidir. Bu olduğu zaman inanın bütün şehir rahatlayacak. Herkes bunu yapanları alkışlayacak, teşekkür edecek.
KENDİ TARAFTARLARINI KAYBEDİYORLAR
Kimse kötü görünmeyecek. Yani öyle bizi küçültür bu iş falan diye düşünen varsa hayır, ben garanti ederim. Buna ön ayak olan kişiyi en başta ben alkışlayacağım, teşekkür edeceğim. Ve herkesin gözünde o kişi şey olur, yani aklıyla, mantığıyla, vicdanıyla hareket etmiş saygın birisi olur. Tersini yapmaya ısrarla devam ederseniz...Bu binayı işte böyle zorla işgal ederek tekrar almaya çalışmaya devam ederseniz bunun sonunda yani belki o polis zoruyla alabilirsiniz ama insanların üzerinde bıraktığınız o iz, size emin olun mutlaka bir fatura olarak dönecek. Hiçbir şüpheleri olmasın yani. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin binalarına göz koymak, elinden almak değil. Bak İkinci Çevre Yolunu yapmak, Körfez'in temizlenmesine yardımcı olmak, İzmir'in altyapı projeleri, ulaşım projeleri için beklediğimiz kredilerinin önünü açmak gibi yapacağınız tonla iş var. Kentsel dönüşüme destek olmak gibi bir sürü iş var. Bunları yapın. Bunlarla inanın gerçekten İzmirli'ye kendinizi sevdirebilirsiniz, inanabilirsiniz. Muhataplarına söylüyorum. Bugüne kadar belki elli defa söyledim. Bundan sonra da söylemeye devam edeceğim. İzmirlinin gönlünü kazanmanın yolu İzmir'e hizmet etmektir. Hiçbir hizmet etmeden, hizmet edilen noktalarda da belediyeye engel olarak hiç kimsenin şeyini kazanmazsınız. Kendi taraftarlarını kaybediyorlar. Kaç kişi bana 'Ben AK Parti'ye oy verdim ama bundan sonra vermeyeceğim. Bu konuda da sizi yüzde yüz haklı görüyorum' dedi. Umarım o görmeyen gözleri görmeye başlar, duymayan kulakları duymaya başlar ve bir an önce kendilerine gelirler. Burası kimsenin tapulu malı değil, benim de değil, onların da değil. Herkes buranın yerel yönetimine saygı göstermek zorunda. Çünkü o yerel yönetim atamayla gelmedi buraya. O yerel yönetim buraya halkın onayıyla geldi, onların oyunu alarak geldi. Buna saygı göstermek zorundalar. Asla böyle bir muameleyi hak etmeyen bir belediye başkanı olarak konuşuyorum. Burada İzmir halkının malına mülküne de saygı göstermesini bekliyorum. Takibimiz devam edecek. Eylem şekli değişebilir. Ama bu bıraktık gittik anlamına gelmiyor. Kesinlikle böyle bir şey olmayacak. Sonuna kadar elimizden gelen direnci göstermeye devam edeceğiz."
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.




