Erhan Gülenç Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Tugay’dan direniş açıklaması: Bu bina İzmir halkına verilene kadar buradayım…

Ni
YazarNihat Delibaşı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün polis barikatı kurularak tahliye etmeye çalıştığı Meslek Fabrikası önünden sert bir açıklama yaptı. Binaya alınmayan Tugay, nöbet tutan kalabalığa hitap etti.

Tugay’dan direniş açıklaması: Bu bina İzmir halkına verilene kadar buradayım…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İddia ediyorum, iddia ediyorum; bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer, hiç tahmin etmediğiniz bir cevabı alabilirsiniz insanlardan. Ben iddia ediyorum bak, iddia ediyorum, içime doğuyor: Siz o bir dahaki yerel seçimi göremeyeceksiniz!Sizden korkmamızı falan da beklemeyin. Günlerdir söylüyorum, diyorum ki; bu kadar belediye başkanını hapse tıktınız, bana da yapabilirsiniz bunu, bana da yapabilirsiniz. Ama bak... Önce bir Cumhuriyet Halk Partimiz var, aslanlar gibi kardeşlerimiz arkadaşlarımız var ve İzmir yıkılmaz bir Cumhuriyet şehridir. Hak, adalet mücadelesinde hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir” ifadelerini kullandı. Tugay, Vali Süleyman Elban’la görüşmek istediğini ancak görüşemediğini söyledi. Tugay, “Bu aslında gerçekten başlangıç. Ben buradayım, bundan sonra tam buradayım.  Cemil Tugay bu bina İzmir halkına verilene kadar buradadır” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün “Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edildiği için yurt dışında bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, programını yarıda keserek İzmir’e döndü. Başkan Tugay incelemeler yapmak için binaya girmek istedi ancak polis engel oldu

Başkan Tugay, Meslek Fabrikası önünde şu açıklamaları yaptı:

İdari, hukuki hiçbir temeli olmadan, Büyükşehir Belediyesi'ne, ilgili başka kurumlara bilgi vermeden gidip de Tapu Dairesi'nden vakıfların mülkiyetine geçirilmesi; bizim gözümüzde kabul edilemez büyük bir hukuksuzluktur. Kelimenin tam anlamıyla İzmir halkının ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin malına çökmektir! Malına çökmektir!

“NE KADAR YALANCISINIZ SİZ!”

Birileri diyor ki: 'Mahkemeyi kaybettiniz.' Ne kadar yalancısınız siz! Ne kadar yalancısınız! Ne kadar sahte insanlarsınız! Halkı kandırmayı ne kadar çok seviyorsunuz? Bilmeyen insanları kandırmaya ne kadar çok çaba gösteriyorsunuz? Yalan söylüyorsunuz! O mahkemeler devam ediyor, devam...

Biz Ocak ayında öğrendik bu tapu devrinin bizim haberimiz olmadan yapıldığını. O günden itibaren arkadaşlarımız hukuk mücadelesi veriyorlar. Davalar açıldı. Dava açıldıktan hemen sonra yürütmeyi durdurma kararlarını hemen verdi mahkemeler, hemen. O kadar açık ki bunun yanlış olduğu, hemen verdiler.

Ama bugünün Türkiye'si ve yaşadıklarımız herkesin malumu. Her nasıl olduysa jet hızıyla o yürütmeyi durdurma kararlarını da kaldırmayı becerdiler. Şu anda yürütmeyi durdurma kararları kalkmış olabilir ama mahkemeler sonuçlanmış değil. 'Mahkemede ret aldınız' dedikleri şey; kendilerinin bir şekilde kaldırttıkları yürütmeyi durdurma kararlarıdır.

“UYDURDULAR BİR VAKIF İSMİ”

Şimdi bize bunu mu anlatıyorsunuz? 'Bu binayı vakıflar yapmadı' diyorum. 'Bu bina un fabrikasıdır' diyorum. Vakıflarla bir alakası yok diyorum. Utanmadan çıkardığınız o tapu senedinin üzerinde yazan Bayezid Baba Vakfı nasıl bir vakıf biliyor musunuz? 1800 bilmem kaç yılında dönemin padişahı tarafınca kapatılmış ve bütün mülkleri devletin üzerine alınmış bir vakıf. Yani bugün böyle bir vakıf yok! Uydurdular bir vakıf ismi, geçmişte bula bula onun adını buldular ve onun üzerinden el koyuyorlar."

Birileri diyor ki: 'Mahkemeyi kaybettiniz.' Ne kadar yalancısınız siz! Ne kadar yalancısınız! Ne kadar sahte insanlarsınız! Halkı kandırmayı ne kadar çok seviyorsunuz? Bilmeyen insanları kandırmaya ne kadar çok çaba gösteriyorsunuz? Yalan söylüyorsunuz! O mahkemeler devam ediyor, devam...

Biz Ocak ayında öğrendik bu tapu devrinin bizim haberimiz olmadan yapıldığını. O günden itibaren arkadaşlarımız hukuk mücadelesi veriyorlar. Davalar açıldı. Dava açıldıktan hemen sonra yürütmeyi durdurma kararlarını hemen verdi mahkemeler, hemen. O kadar açık ki bunun yanlış olduğu, hemen verdiler.

Ama bugünün Türkiye'si ve yaşadıklarımız herkesin malumu. Her nasıl olduysa jet hızıyla o yürütmeyi durdurma kararlarını da kaldırmayı becerdiler. Şu anda yürütmeyi durdurma kararları kalkmış olabilir ama mahkemeler sonuçlanmış değil. 'Mahkemede ret aldınız' dedikleri şey; kendilerinin bir şekilde kaldırttıkları yürütmeyi durdurma kararlarıdır.

Şimdi bize bunu mu anlatıyorsunuz? 'Bu binayı vakıflar yapmadı' diyorum. 'Bu bina un fabrikasıdır' diyorum. Vakıflarla bir alakası yok diyorum. Utanmadan çıkardığınız o tapu senedinin üzerinde yazan Bayezid Baba Vakfı nasıl bir vakıf biliyor musunuz? 1800 bilmem kaç yılında dönemin padişahı tarafınca kapatılmış ve bütün mülkleri devletin üzerine alınmış bir vakıf. Yani bugün böyle bir vakıf yok! Uydurdular bir vakıf ismi, geçmişte bula bula onun adını buldular ve onun üzerinden el koyuyorlar."

"Görüşmek istediğim halde buraya gelmeyenlere, onlara yukarıdan emir verenlere, telefona çıkmayan Valiye, telefona çıkmayan Kaymakama...

Şunu hatırlatmak isterim arkadaşlar; Cemil Tugay ve diğer belediye başkanı arkadaşlarımız, belediye meclis üyelerimiz, İzmir halkının temsilcisiyiz biz. Kimsenin emir kulu değiliz!

Ve... Ve böyle sizden korkmamızı falan da beklemeyin. Günlerdir söylüyorum, diyorum ki; bu kadar belediye başkanını hapse tıktınız, bana da yapabilirsiniz bunu, bana da yapabilirsiniz. Ama bak... Önce bir Cumhuriyet Halk Partimiz var, aslanlar gibi kardeşlerimiz arkadaşlarımız var ve İzmir yıkılmaz bir Cumhuriyet şehridir. Hak, adalet mücadelesinde hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir.

İddia ediyorum, iddia ediyorum; bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer, hiç tahmin etmediğiniz bir cevabı alabilirsiniz insanlardan.

Şunu da söyleyeyim değerli arkadaşlar, şunu da değerli arkadaşlar söyleyeyim. Bakın, hepiniz biliyorsunuz, biz siyasetçiyiz, ben bunları söylemek zorundayım size. Göreve başladığımızdan beri bizim elimizi kolumuzu tutmak için, kaynaklarımızı kısmak için yapmadıkları kalmadı. Hem de nasıl bir şey biliyor musunuz? Utanmadınız mı? Bakanlardan randevu alıyoruz, bir tanesine de kendileri aracılık ettiler, illa ona tekrar tekrar teşekkür etmemizi istiyorlar. Teşekkür ederim, sağ olun ama oradan hiçbir sonuç çıkmadı ki neyinize

İnsanların bırakın hizmet almayı, özgürlükleri ellerinden alınıyor, özgürlükleri. Öyle değil mi? Özgürlükleri alınıyor elinden. Siz özgürlüğünüzden vazgeçer misiniz yurttaşlar? [Hayır sesleri]. Özgürlük, onur, şeref, vatan, millet hepimizin onuru değil mi? Hepimizin ayakta durmasının sebebi değil mi? Bunları elimizden alacak insanlara İzmir teslim eder mi kendisini? [Hayır sesleri]. Ama ben iddia ediyorum bak, iddia ediyorum, içime doğuyor: Siz o bir dahaki yerel seçimi göremeyeceksiniz! Göremeyeceksiniz o yerel seçimi!

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.