Tugay'dan Antep’te iklim mesajı: İzmir için 20 milyar dolar gerek
Gaziantep'te "COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu" programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir'in karbon nötr hedefi için 20 milyar dolarlık yatırım hesabı yaptıklarını açıkladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir'in karbon nötr hale gelmesi için yapılan hesaplamalarda 20 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı ortaya çıktığını açıkladı. Gaziantep'te düzenlenen "COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu" programında konuşan Tugay, iklim kriziyle mücadelede su ve enerji verimliliğinin öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı da olan Tugay, karbon emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra kentlerin kuraklık, aşırı sıcaklar ve diğer iklim risklerine karşı hazırlanmasının zorunlu olduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin gerçekçi, uygulanabilir ve katılımcı iklim eylem planları hazırlaması gerektiğini vurguladı.
İZMİR'İN KARBON NÖTR HEDEFİ İÇİN 20 MİLYAR DOLAR HESABI
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programın üst düzey belediye başkanları oturumunda konuşan Cemil Tugay, iklim yatırımlarının finansmanına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İzmir'in karbon nötr olması için yapılan hesaplamayı paylaşan Tugay, "Biz de İzmir'de karbon nötr olmamız için bir hesap yaptık ve 20 milyar dolar çıktı. Bunlar çok büyük paralar" dedi.
Dünya genelinde 2040 yılına kadar yapılması gereken altyapı yatırımlarının 106 trilyon dolara ulaşacağı yönünde tahminler bulunduğunu aktaran Tugay, yerel yönetimlerin sınırlı kaynaklarını doğru kullanmasının önemine dikkat çekti. Tugay, projelerin önceliklendirilmesinde fizibilite, verimlilik ve yatırım-fayda dengesinin gözetilmesi gerektiğini söyledi.
İKLİM KRİZİNE KARŞI İKİ TEMEL GÖREV
İklim değişikliğiyle mücadelede iki temel sorumluluk bulunduğunu belirten Tugay, bunları karbon emisyonlarının azaltılması ve şehirlerin iklim krizinin mevcut etkilerine uyum sağlaması olarak sıraladı.
Tugay, "Biri karbon emisyonunu azaltma, ikincisi iklim krizi kaynaklı problemlere karşı şehirlerimizin uyumunu sağlamak ya da başka bir anlamıyla dirençli şehirler oluşturmak" ifadelerini kullandı.
Karbon emisyonlarının azaltılmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Tugay, atmosferde birikmiş sera gazlarının neden olduğu ısınmanın etkilerinin uzun yıllar devam edebileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle yerel yönetimlerin mevcut iklim koşullarına uyum sağlayacak çalışmalar yürütmesi gerektiğini vurguladı.
TUGAY: SİHİRLİ KELİME VERİMLİLİK
İklim yatırımlarında yeni kaynak arayışının yanı sıra mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasının önemine değinen Tugay, enerji ve su tüketimini azaltacak uygulamalara öncelik verilmesini istedi.
Tugay, "Bizler yeni enerji yatırımları ya da su yatırımları için kaynak arıyoruz ama ben sihirli kelimenin 'verimlilik' olduğunu düşünüyorum" dedi.
Enerji verimliliği konusunda sanayi kuruluşlarıyla, su verimliliği konusunda ise çiftçilerle birlikte çalışılması gerektiğini belirten Tugay, İzmir'de tarımsal sulamada daha verimli yöntemlerin kullanılması için destek sağladıklarını ifade etti.
Yerel yönetimlerin kendi kurumlarında da enerji ve su tasarrufuna yönelik uygulamaları geliştirmesi gerektiğini söyledi.
İKLİM EYLEM PLANLARINDA VATANDAŞ KATILIMI VURGUSU
İklim krizinin yalnızca mevzuat veya finansman yoluyla çözülemeyeceğini savunan Tugay, toplumun farklı kesimlerinin katıldığı ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
"İklim, bir kültür konusudur" diyen Tugay, vatandaşların, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve kamu kurumlarının iklim politikalarında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir'de vatandaş meclisleri oluşturduklarını aktaran Tugay, ilçe düzeyindeki meclislerin yanı sıra il vatandaş meclisi, gençlik meclisi ve kadın meclisi gibi katılım mekanizmalarının iklim çalışmalarına katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planları, yeşil şehir eylem planları ve ulaşım planlarının katılımcı süreçlerle hazırlanması gerektiğini vurguladı.
İKLİM PROJELERİNE FİNANSMAN İÇİN SURFF DEĞERLENDİRMESİ
Yerel yönetimlerin iklim projelerinde finansmana erişim sorununa da değinen Tugay, büyük yatırım bankalarının genellikle yüksek bütçeli projelere yöneldiğini, belediyelerin ise çoğunlukla küçük ve orta ölçekli projeler hazırladığını belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İLBANK'ın SURFF girişimine dikkat çeken Tugay, bu platformun belediyelerin proje hazırlama süreçlerini destekleyebileceğini ve projelerin finans kuruluşlarıyla buluşmasını kolaylaştırabileceğini ifade etti.
KURAKLIK VE AŞIRI SICAKLAR İÇİN HAZIRLIK ÇAĞRISI
İklim krizinin etkilerinin günlük yaşamda giderek daha fazla hissedildiğini belirten Tugay, kuraklık, sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Su, gıda ve enerji başlıklarının gelecekte daha ciddi sorunlara dönüşebileceğini söyleyen Tugay, kentlerin bu risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.
İklim krizinin toplum üzerindeki ekonomik, çevresel ve psikolojik etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tugay, yerel yönetimlerin uyum politikalarını gecikmeden hayata geçirmesi çağrısında bulundu.
COP31 ÖNCESİ YEREL YÖNETİMLER BİR ARAYA GELDİ
"COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu" programı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), Birleşmiş Milletler, Sıfır Atık Vakfı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve UCLG-MEWA iş birliğiyle düzenlendi.
Programda yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü, farklı yönetim düzeyleri arasındaki iş birliği ve kentlerin iklim risklerine karşı dayanıklılığının artırılması ele alındı.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.




