Tugay’dan AK Parti’ye sert eleştiri: Memleketin ağzına ettiniz! Biz odun değiliz, insanız…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Biz insanları kışkırtmaya çalışıyorsunuz. Onların duygularıyla oynuyorsunuz. Bizim de onurumuzla oynuyorsunuz. Biz kaybettiğimiz bir arkadaşımızın ailesine 15 bin TL’yi ödemedi diyecek insanlar mıyız? Bunu söyleyenler nasıl insanlar. Bu nasıl vicdansızlık? Gidip kamera şovunu yapanlar nasıl insanlar. Tepki göstereceğiz biz insanız. Biz odun değiliz, kütük değiliz insanız. Tabi tepki göstereceğiz. Bu memleketin ağzına ettiniz. Bu memleketi mahvettiniz” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı olağan meclis oturumunun üçüncü birleşimi Meclis Başkanı Zafer Levent Yıldır idaresinde devam etti.
AK Partili Meclis Üyesi Enes Uğuz’un, ‘Belediye başkanı bize karşı dönüp, ‘sahtekarlar’ diye ithamlarda bulundu. Sahtekar arıyorlar, kendi partisine baksın. Orada bol miktarda sahtekar, pavyoncu bulabilir” dedi.
Uğuz’un konuşması sırasında CHP grubu sıralarından tepkiler yükseldi. Başkan Cemil Tugay ise cevap hakkını kullanmak istediğini belirterek, “Bazı meclis üyesi haddini aşıyor. Burayı provokasyon ortamına bilerek çeviriyorlar. Ben kimse ne söylediğimi biliyorum. Ben bunlara cevap vereyim. Ben söz almak istiyorum” dedi.
Tugay konuşmasında, “Biz bu tabloya alışığız. Bütçe ve performans görüşmelerinde maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri özellikle insanların kabul edemeyeceği hakaretler, kötü sözler kullanarak insanların onuruyla oynar gibi ifadeler kullanarak tahammül edilemez noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Bizim muhatabımız İzmir halkıdır. İyimizi de, eksiğimizi de anlatıyoruz. Eleştirilerle ilgili notlar aldım. Bunları söylemek istiyorum. Özgür Kaner, “Sahilimiz var kullanamıyoruz” dedi. Siz siyasetçiyseniz Çiğli’nin sahilinin sorumluluğunun kimde olduğunu bileceksiniz. Neyin sorumluluğunun kimde olacağını bileceksiniz ve insanları aldatmayacaksınız. Şu kolay bir şey, insanların üzüntüleri var. Çiğli arıtma tesisi, Harmandalı gibi sorunlu bir şey yaşansın, istemezdi. Bu dönemin yönetimi mi bunların kurulmasına karar verdi. O alanları kim tahsis etti. Bir şehrin atığı ve arıtmasıyla ilgili planlamayı bakanlık yapar. Sanki Cemil Tugay buna karar vermiş gibi söylüyorsunuz. Ben sahilimi kullanamıyorum ucuzluğuna kaçmayın. Siz halkın duygularını istismar etmeye çalışıyorsunuz. Bakanlıkların hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi ve kararları bu dönemki Büyükşehir Belediyesi almış. 3 yıldır görevdesiniz diyorlar. Ayıptır. Biz 3 yıldır görevde miyiz? Neden insanların kafalarını karıştırmaya çalışıyorsunuz?” dedi.
KÖTÜ HUYLARI VE ALIŞKANLIKLARI OLAN VEKİL
Çiğli’deki ölümlü iş kazasına ilişkin gelen eleştirilere tepki gösteren Cemil Tugay, “Çiğli’de işçimizi kaybettiğimizi ve bizi çok üzen vahim olayda aile hassas durumda, onları üzmemek lazım dedim. Konu idari ve adli soruşturma altında dedim. Bir yalan söyleniyor dedim. Bir konuşmanın bütününde İzmir’in milletvekili olan ama maalesef kötü huyları ve alışkanlıkları olan bir kişi yanına kameraları alıyor ve insanların evine gidiyor. O görüntüleri kim çekti? O kameramanları kim götürdü? Benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyor. Sonra ortaya bir fatura çıkıyor ve o fatura MHP İlçe Başkan yardımcısı adına düzenlenmiş. MHP’nin ilçe başkan yardımcısının bu olayla bağlantısı ne? Arkasından sizin vekiliniz bizi suçlamak için kullandığında, biz o faturanın neden MHP İlçe Başkan Yardımcısının adına düzenlendiğini anlıyoruz. Arkasından sizin vekiliniz dramatik bir müzik eşliğinde kendi hesabından paylaştığında anlıyoruz ki o insanların üzüntüsünü istismar etmeye çalışıyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Babası ile oraya giden idari müdürdü. Ben bununla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum. Hassas konular var. Burada sistem şu, Kemalpaşa’da arıtma tesisi var. O tesisten kirli su ile gelen çöpler alınıyor ve Bergama’ya götürülüyor. Bergama’ya götürülürken büyük tırlara aktarıldığı yer Çiğli Arıtma’da bir alan. Neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde transfer noktasının ötesinde olmaması gereken yerde bu kamyon düşüyor. Burada alınmamış iş güvenliği önlemi yok. Zaten o kamyonlar oraya gitmiyor. Böyle bir talimat verilmedi ve böyle bir uygulama yok. Bunlar araştırılması gereken şeyler. Olay zaten Savcılıkta. Hal böyleyken ben aileyi suçluyormuşum gibi konuşuyorsunuz. Biz insanız, kütük değiliz. Bize bu yalanları söylerken, iftiraları atarken insanlığımız inciniyor. Sizin için bu normalse üzüntü verici. Bu olayı normal karşılamayacaksınız” ifadelerine yer verdi.
BAZI İNSANLARI DİNLEMEK İSTEMİYORUM
AK Partili Adem Öztürk’ün sözlerine tepki gösteren Başkan Tugay, “Ben bazı insanları burada dinlemek istemiyorum. Geçmiş konuşmalarında yapmak istedikleri sadece hakaret, yapmak istedikleri sadece insanın onuruyla oynamak ve incitmek. Alenen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Siz burada halkı temsil eden meclis üyeleriyseniz yalan söyleyemezsiniz. Karşıyaka meclis üyesi olan ve meclis üyeliği boyunca bana abi diyen arkadaşınız, bugün sıraladığı yalanlarla beni utandırıyor. Geçmiş hukukumuzdan dolayı bu ahlak dışı davranışı kabul edemiyorum. Burada ahlaksız davranışı dinleyen biri olmaktansa çık git ve buna maruz kalma diyor. Ben kavga etmek için buraya gelmedim. Birileri gözümüze baka baka yalan söylediğinde biz burada odun olmadığımız için, onursuz insanlar olmadığımız için tepki gösterebiliyoruz. Bu meclisi bu hale getirenler sizin provokatör arkadaşlarınız. Bilerek bizi burada tepki gösterir hale getirmeye çalışıyorlar. Bu ortamın onlara yaradığını düşünüyorlar. Bu ortam onlara yaramayacak. Onlar burada problem çıkarmak için konuşan insanlar. Karşıyaka Meclis üyesinin son zamanlarda ağrıma giden başka yalanları da var. Karşıyaka’da bir huzurevi var. Bu huzurevi yıllar önce belediye tarafından yapılmış ve arsası belediyeye ait. Belediye bir süre işletmiş. Cevat Durak burayı neden bilmiyorum ama belediye işletmesinden çıkarıp bakanlığa vermiş. Huzurevleri en çok ihtiyaç duyduğumuz alan. Bu huzurevi tıkır tıkır işlerken depreme dayanıksız testi yaptılar. Güçlendirme ya da yıkıp yapma seçeneklerimiz var. Performans testlerini bakanlık yaptırdı ve burayı boşalttılar. Karşıyaka Belediyesi’nin tahsis etmesinin sebebi huzurevi olarak işletmesi. O günlerde İl Müdürlüğüne, ‘ne yapacaksınız’ diye sorduk. Cevap alamadık. Bunun üzerine tahsis iptali kararı aldık. Sonra mahkemeye gidildi ve yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bina kilitlendi. Bu bana sürekli hakaret eden ve beni karalamaya çalışan bu arkadaş, ‘Necip Nasır sizinle görüşmek istiyor’ dedi. Beraber gittik ve Necip Nasır bana, ‘burayı bakanlığa devredelim SGK borcunuzdan düşelim’ dedi. Ben de, ‘olabilir’ dedim. O güvenle yazı yazdık. Satış kararı aldık. Değer tespiti yaptık. 170 küsur milyon lira belirledik. Bu arkadaşın ve Necip Nasır’ın çalışmasıyla 13 milyon teklif ettiler. İnsanla dalga geçer gibi belirlenen rakamı kabul etmezsiniz. Bunlara şahit olan bu arkadaş, ‘kendisi vazgeçti, biz seçime gidiyoruz, seçimi kazanınca çözeceğiz’ dedi’ ifadelerini kullandı. O bizimle dalga geçer gibi belirlenen rakamı değiştirmedi. Ben kendisinden utanıyorum. 5 sene boyunca beraber çalıştığımda bana gösterdiği diğer yüzüyle bu yüzü karşılaştığım zaman bir insanın bu kadar değişmiş olmasından utanıyorum. Ben vicdanlı bir insanım. Kötülüğü, yalanı, iftirayı bir yerden sonra kabul edemiyorum. Yamanlar’da iki yüzlü arkadaşın tutumunu söyleyeyim. O yangında birkaç apartman yandı. O arkadaşınız bana gelip, ‘ben ne diyeceğimi bilemiyorum, ben nefret ettim. Saatlerdir buraya bir tane helikopter getiremedim’ dedi. Ondan sonra biz kendimiz Valiliği aradık ve getirdik” dedi.
MEMLEKETİN AĞZINA ETTİNİZ!
Tugay açıklamasının devamında, “Biz insanları kışkırtmaya çalışıyorsunuz. Onların duygularıyla oynuyorsunuz. Bizim de onurumuzla oynuyorsunuz. Biz kaybettiğimiz bir arkadaşımızın ailesine 15 bin TL’yi ödemedi diyecek insanlar mıyız? Bunu söyleyenler nasıl insanlar. Bu nasıl vicdansızlık? Gidip kamera şovunu yapanlar nasıl insanlar. Tepki göstereceğiz biz insanız. Odun değiliz. Tabi tepki göstereceğiz. Bu memleketin ağzına ettiniz. Bu memleketi mahvettiniz” diye konuştu.
BELEDİYELER GAVUR KURUMLARI DEĞİL
Hizmetsizlik eleştirilerine tepki gösteren Cemil Tugay, “İzmir öyle ayaklar altına alınacak şehir değil. İzmir halkının iradesine bu kadar saygısızlık olmaz. 30 ilçede binlerce km yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla afete maruz kaldı. Öyle bir anlatıyorlar ki, çalışma yapılmıyor ve hafif yağmurlarda su birikintisi oluyor. Ben biliyor ve söylüyorum, şehrimizin altyapı sorunu var. Bu sorunlar varken biz ne yapıyoruz, seyir mi ediyoruz? Gece gündüz sokakta çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine yetiştik. Aslanlar gibi çalışan arkadaşlarımız var. Hangi yağmurda başkanlarımız evinde oturdu? Biz bunları yaşarken her şey güllük gülistanlıkmış gibi ve burası en güzel ülkesi de bir tek İzmir’de problem var gibi konuşmanın bir anlamı var mı? Siz bizi enflasyondan muaf tutabiliyor musunuz? Bu dönemde yurtdışından kredi alamadık. Krediler geçmişte alınmıştı ve bugün ödemelerini yapıyoruz. Geçmiş dönemden bu döneme kur farkı 7 milyar 800 milyon çıktı. Belediyeler halka hizmet eder, gavur kurumları değil. Onları güçlendirirseniz halka daha fazla hizmet gidecek. Ne olur biraz destek olsanız? ESHOT’tan aylık 1 milyar lira sübvanse ediyoruz. 90 dakika uygulamasını geçirdik. Biz 90 dakika ile insanların cebinde 2 milyar lira para kaldı. Toplu ulaşımda zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatı İzmir’de. 90 dakika ile hesapladığımız zaman inanılmaz uygun. İnsafı olan der ki, gel ben bu otobüslerin yakıtlarından ÖTV almayayım. Kredileri onaylama, gelirleri kes, yapman gerekenleri yapma, sorumlulukları reddet. Bizi sorunların içerisinde boğ. Biz cansiperane hizmet edelim, siz deyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir’den toplanan verginin yüzde 3,45’i yatırım olarak kente dönmüş. 81 il içerisinde İzmir 77.sırada. Ben soruyorum bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir?” ifadelerine yer verdi.
HAMZA DAĞ’A VAAT HATIRLATMASI
Trafik sorunlarına ilişkin gelen eleştirilere yanıt veren Tugay, “Anlatmaktan dilimiz, damağımız kurudu. Ulaşım master planı yaptırıyoruz, yeni yollar açalım, üst geçitler, alt geçitler yapalım ama bu konunun aslı şu, şehrin iki ana aksı var. Buralarda sıkışıyor trafik ve buraların rahatlaması için yapılması gereken ikinci çevreyolu. İkinci çevreyolunun yapımı tamamen bakanlıkta. Seçimden önce AK Parti’nin adayı ben bu çevreyolunu en kısa zamanda yaptıracağım dedi. Kaybedersem yaptırmam da demedi. Üzüldüğüm o” diye konuştu.
MESLEK FABRİKASI’NA ÇÖKMEYİ MARİFET SANDILAR!
AK Partili vekillere tepki gösteren Tugay, “Bugün İzmir’in milletvekili olan insanlar sahaya çıktıklarında onu da halledeceğiz diyorlar ama sorun ortaya çıktığında arayan ki bulusun. Belediyeyi suçlayacak bir konu bulurlarsa eğer kameralarla hemen gidiyorlar. Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok. Herhangi bir milletvekili ‘ben olmasam, milletvekili olmasaydım İzmir’e hangi hizmet gelmezdi?’ bu soruyu sorsunlar ve bu sorunun cevabını İzmir halkına vermek zorundalar. Bakanlarla bizi görüştürebiliyorsunuz madem telefon açıp her şeyi konuşabiliyorsunuz o zaman bir işe yarayın. Onlar ne yaptılar bizim Meslek Fabrikası’na çökmeyi marifet sandılar. Bütün tarihi boyunca bir gram vakıfların emeği olmamış, hakkı olmamış o binaya yüzlerce polis eşliğinde girip çökmekten başka ne yaptınız? Bir tane kardeşimiz bir kazayla, kötü olay yaşadığında ailesine gidip onu istismar etmek kendi reklamınız için kullanmaktan başka ne yaptınız? Okul yaptık diyorlar bir zahmet yapın” dedi.
ONLAR ÇOK AKILLI BEN DE GERİZEKALIYIM YA…!
Tugay açıklamasının devamında, “Şehir hastanesini eleştirdiğimde benimle dalga geçme kampanyası yürüttüler. Müteahhittiler yapmayacaktı da gıda mühendisleri mi yapacaktı diyorlar. Onlar çok akıllı da ben gerizekalı mıyım? Ben size ne dedim? Arsası devletin yaptırdınız binayı ama öyle bir anlaşma yaptınız ki bina bittikten sonra yüzde 70 doluluk garantisiyle buranını otoparkında, temizliğine bütün hizmetlerini onlara verdiniz. Yetmedi 25 yıl kira vereceğiz dediniz. Yüksek bir kira. Bu kira öyle bir kira ki iki buçuk-üç senelik kira bedeli yapım maliyetini karşılıyor. Ben size gıda mühendisleri mi yaptı diyorum hayır başka birilerini buradan zengin ettiniz diyorum. O parayı bu milletten alıp onlara veriyorsunuz. Ekonomiyi çökerttiğiniz zaman önce millet sonra belediyeler çekiyor. Enflasyon yükseldikçe, girdiler arttıkça bütün orada binen faiz ve kur farkı bütçede artmış miktar olarak görünüyor. İzBB’nin tarihinde en fazla borç ödemiş belediye biziz. Bizden daha fazla ödeyen bulamazsınız” dedi.
ELİMİZDE SİHİRLİ DEĞNEK Mİ VAR?
İZSU’nun çalışmalarını anlatan Başkan Tugay, “İZSU’daki arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İki yıl içerisinde üç tane büyük arıtma tesisi yaptılar. Nerede sorun varsa oraya gidip ellerini taşın altına sokarak çalıştılar. Bu adamcağız gece gündüz oralarda. Sorumluluk alanımız olmamasına rağmen Körfez temizlemekle uğraşıyoruz ve biz bir yandan su fiyatlarını düşürüyoruz. Kademeli artışlar yaptık bu da su tüketiminin önüne geçmek içindi. Kuruşun hesabını yaparak çalışıyor arkadaşlarımız. Kimsenin haberi olmadan gidiyorlar Kınık’ın içme suyu altyapısını ihale ettiler ve çalışmaya başlamak üzereler. Kınık’ın altyapısı ne kadar umurunuzda ya da yapıldığı bir gün teşekkür edin. Menemen’de o kadar içme suyu altyapı çalışması yaptık bir gün bir teşekkür ettiniz mi? Her gün gitti arkadaşlarımız Alsancak’ta yol düzeltti. Deniz seviyesinin altında biraz yağmur yağdığında drene olamıyor o yüzden o kazılar yapılıyor. Sihirli değnek mi var elimizde kazmadan nasıl yapacağız? Siz şunun farkında değilsiniz, halk bunların farkında çünkü bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. O körfezi temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz” dedi.
BU ŞEHRİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEYECEĞİZ
AK Partili meclis üyelerinin eleştirilerine tek tek yanıt veren Başkan Tugay, “Bergama’yı sel neden bastı? Karayolları orada yol yapıyor ve yaparken bizim menfezleri tıkıyor. Bergama’yı sel bastı demek kolay. Bu devlet ne zaman kurumlarıyla sorumluluk alacak? Hüsnü Bey duruyor duruyor karavanlar diyor. İnsanlar gerçeği bilsin. O karavanları çekme yetkisi kimde? Büyükşehir’de mi? Onlar trafik şubede. Plakalarla ilgili kanun çıkmış ve süre vermişler. Belediye ne yapsın? Emniyeti, Büyükşehir mi yönetiyor? Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Gençlik Spor Müdürü, Buca’da yurt için yardım istedi, derhal dedim. Buca Belediye Başkanımızla hallettiler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, işinize engel olduk. Bir tane örnek bulamazsınız. Biz yapmadık. Biz bu memleketin evladıyız. Buraya hikaye anlatmaya gelmedik. Çalışmak için geldik, bu halkın hakkını aramak için geldik. Bize hakaret edilmesine içerliyoruz. İnsanları kandırmaya çalışmalarını kabul etmiyoruz. Bu şehrin bir tane sorununu çözdüğünüzü bilsem önünüzde eğileceğim. Grup Başkan Vekili bizi bu hale kim getirdi diye düşünmeli. Burada şov yapmak için uğraşılırken odun olamadık, insanız biz. Siz bu meclisi bu hale getirmek için elinizden geleni ardınıza koymayın. Burada aslanlar gibi CHP’li meclis üyeleri var, biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz. Ben bu ülkenin yoksulluğundan işsizliğinden utanıyorum. Yoksulluktan fuhuşa, uyuşturucu ticaretine kapılan, yokluğu mafyayla çözmeye çalışan insanların bu hale getirilmesinden utanıyorum. Giremediğimiz sokak yok, varoşların en ucuna, en uçtaki dağa gidiyoruz, onlarla birlikte oluyoruz, onları dinliyoruz. Aç oldukları zaman karınlarını doyurmaya, hiçbir zaman onların insanlıklarını kaybettik diye hissetmesini istemiyoruz. Onun için yapıyoruz her hizmetimizi. Sağlık, kültür sanat, dağıtılan yemekler de onun için. 2025 yılında 7 milyon 800 bin tane sıcak yemek dağıttık. 744 bin 223 tane kahvaltılık dağıttık. 576 bin 640 tane taziye için pide ürettik. Çocuk doğuyor, anne çantası veriyoruz, derdin olursa ara bizi diyoruz, derdi olduğunda kimi arıyorlar? Onların ellerini değil ayaklarını öperim, kimseyi yalnız bırakmıyoruz. Çiftçinin hayvanı hastalanıyor, ürünü elinde kalıyor biz koşuyoruz. Bu şehirde tarım var tarım. Onları yalnız bırakmayacağız. Ölene kadar çalışacağız. İZMAR’ları açıyoruz. Kapıda kuyruklar oluyor, ürün yetiştiremiyoruz. New York’ta belediye başkanı 1 market açmış dünyada haber oldu. Halk ekmekte, İZMAR’da, halk lokantalarındaki kuyruklara bakınca anlıyorum, insanların yoksulluğu isyan edecek boyutta. Bütçe deyince sizin aklınıza onu bunu zengin etmek geliyor” dedi.
BU MECLİS HAK ETTİĞİ CEVABI VERECEK!
Tugay açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Hastaneyi yapalım, yol yapalım bununla uğraşıyoruz. Yetişmek için elimizdeki kaynakları deli gibi kullanıyoruz. Bütün bunlara rağmen nasıl oluyorsa biz suçlu oluyoruz. Yağmur yağıyor biz suçluyuz kuraklık oluyor biz suçluyuz. Bir arkadaş dedi ya Çeşme’de sorun vardı milletvekilimiz gitti ya Allah’tan utanın. Karareis Barajı bitmişti bağlantı yapılması gerekiyordu. Arkadaşlarımız altı ay öncesinde yalvardı. Bu bağlantıyı yapın dediler. Siz yapmıyorsanız biz yapalım dediler. Ondan sonra yaptılar mı yapmadılar. Gün geldi Çeşme’de kriz başladı mecburen konuştuk. Kavga için çabalamadık Çeşme susuz kalmasın diye çabaladık. Senin ipliğini pazara çıkacağım demişim kime dedim ben onu. Ben isim falan söylemedim. Sadece o Vakıflar’ın binaya el konmasına aracılık eden milletvekiline söyledim. Bilmiyorum siz söyleyin o mudur bilmiyorum siz telaffuz ettiniz. Siz onun adını verdiniz ben asla söylemedim. Kamuoyuna olay yansıyınca kriz olacağını anladılar meşhur kameralı milletvekili gitti elini arkasına bağlayarak gezdi ‘DSİ çok iyi çalışıyor, CHP’li belediyenin başarısızlığı’ dedi. Yalan söyledi. Ben Allah’ın kuluyum. Bu yüzden yalan söyleyemiyorum. Bir insanı sert eleştirirken istiyorum ki sadece insan olduğunu hatırlasın. Bu kadar insana hizmet ediyoruz. 4,5 milyona hizmet ediyoruz, herkes gözümüzün içine bakıyor bırak kendi kariyerini parlatma çabasını, bırak kendi kariyerini. Herkes gibi toprak olacaksın yok olacaksın. Kim kaldı ki bu dünyada sen kalacaksın? Nerede iyilik? Nerede vicdan? Hani hizmet? Ne yapıyorsunuz, devletin tüm imkanları elinizde bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz. Bu insanlar sizin koyun sürünüz değil. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı bunların vergileriyle oluyor tüm bunlar. Hanginiz cebinizden çıkarıp bu şehir için beş kuruş harcadınız? Bizlere hakaret ederek meclisin nizamını bozmuş insanların sebep olduğu bir durumdur. Bunu yaptıkları sürece bu mecliste hak ettikleri cevabı alacaklar.”
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.




