TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bengi Atak: Afetlere karşı çok delikanlıyız!
İzmir’in başta deprem olmak üzere afetlere karşı yeterince hazır olmadığını vurgulayan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bengi Atak, “Olası afetlere karşı ‘bir şey olmaz’ tavrı aslında biz Türklere özgüdür. Afetlere karşı tabiri caizse çok yürekli, çok delikanlıyız. Ama mahalle örgütlenmesi ile işe başlayıp daha hazırlıklı olmak zorundayız” dedi.

Türk toplumunun deprem gerçeğini gündeminde tutması gerektiğini, özellikle deprem kuşağındaki illerin bunu daha çok önemsemesinin şart olduğunu belirten TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bengi Atak, konuyla ilgili görüşlerini Erhangulenc.com’a anlattı. İzmir için “depreme hazır diyemeyiz” ifadelerini kullanan Atak, “İzmir hazır olmak için bir çaba gösteriyor. Sürekli birtakım toplantılar oluyor, birtakım planların hazırlıkları oluyor. Bizim gibi odaların yürüttüğü kendi faaliyetleri veya AFAD'ın yürüttüğü il risk azaltma planı dahilindeki bazı eylem planları takibi var. Ancak biz ‘Tamam, sonuca eriştik ve artık hazırız’ diyemeyiz. Bunu aslında Türkiye'de herhangi bir yer için de söylemek çok zor” diye konuştu.
“YAPI STOĞUNUN BİLİNMESİ LAZIM”
Depreme karşı hazırlıklı olmak için yapı stoğunun bilinmesi gerektiğine vurgu yapan Atak, şunları söyledi: “Bir kere bizim hazır olmamız için elimizdeki yapı stoğunun mevcut durumunu iyi biliyor olmamız lazım ve bildiğimiz yerlerde de o yapı stoğunun dönüştürülmesine ya da güçlendirilmesine dönük bazı eylem planlarımızı ortaya koymuş olmamız ve bu işe başlamış olmamız lazım. Bununla beraber aslında önemli bir konu da farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları. Buna dair önemli oranda yol aldığımız söylenebilir. Ama bu çok yönlü bir konu olduğu için, işin içerisine engelli bireyler ve dezavantajlı bireyler açısından afet farkındalığını da koyduğunuz zaman aslında daha alınması gereken çok yol olduğu da açık.”
“MAHALLE AFET ÖRGÜTLÜLÜĞÜ ÖNEMLİ”
Depremle ilgili mücadelede planları büyük ölçek yerine daha küçüğe indirgemek gerektiğine değinen Atak, şöyle devam etti: “Bir kere süreçleri büyük planlardan daha küçük ölçekli planlara da indirgemek gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple mahalle afet örgütlülüğünün gerçekten önemli olduğuna inanıyorum. Onun dışında yapı stoğu envanter çalışmalarının hızlı bir şekilde sonuçlandırılıp, sonuçlanmış olan yerlerde de hayat kurtarmaya dönük iradenin ortaya konması gerektiğini düşünüyorum. Olası afetlere karşı ‘bir şey olmaz’ tavrı aslında biz Türklere özgüdür. Afetlere karşı çok delikanlıyız. Ama mahalle örgütlenmesi ile işe başlayıp daha hazırlıklı olmak zorundayız. Mesela mahallenin bu anlamda örgütlenmesi ne demek? O mahallede kaç kişi yaşıyor, işte kaç kadın, kaç erkek, kaç çocuk var bilinmesi demek. Engelliler hangi evlerdeler, onları çıkarmak üzere mesela acil durumda hemen ulaşılması gereken kişilerin kontak numaraları var mı? Umarım öyle bir enkaz konusu olmaz ama hemen nerede toplanmalıdır? O toplandığı yerde acil ihtiyaçları, içme suyu, yiyecek... Bunlar nasıl karşılanır? İletişim önemli bir ihtiyaç. Nasıl karşılanır? İşte tüm bunlar çok önemli.”
DEPREM MASTER PLANI OLMASI LAZIM
Atak deprem master planı olması gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Bölgesel olarak baktığınızda yapı stoğu envanter çalışması çok önemli sonuçlar çıkarır bize. Olası yıkım yerlerini tahmin etmeye çalışırsınız ve orada oluşabilecek enkazların sizin ulaşımınızı nasıl tehdit edeceğini görürsünüz. Dolayısıyla da ona yönelik olarak bazı ulaşım alternatifleri ve planlar yaparsınız. Bunların hepsi hazırlığa dairdir aslında. Yani büyük ölçekteki envanter çalışmaları ve deprem master planlarının olması elbette çok önemlidir.”
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.





