Erhan Gülenç Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Kılıçdaroğlu'ndan iktidara "Sosyal Devlet" eleştirisi: "Baskıcı bir devlet istemiyoruz"

Haber Merkezi profil fotoğrafı
YazarHaber Merkezi

Kılıçdaroğlu, Buca Kaynaklar’da köylülerle bir araya gelerek tarım, kırsal yaşam ve sosyal devlet mesajları verdi. Kılıçdaroğlu, son dönemde yapılan villalardan şikayet eden köylülere, “Villaların yapılması için arsa satanlar sizlerdiniz. Keşke hiç satmasaydınız ve kırsalı olduğu gibi koruyabilseydiniz. Parayı verdiğiniz zaman her şeyi yapabiliyorsunuz ama sosyal devlet sizin içinde bulunduğunuz dokuyu korumak zorundadır. Baskıcı ve terör estiren bir devlet istemiyoruz. Hukukun egemen olduğu bir devlet istiyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan iktidara "Sosyal Devlet" eleştirisi: "Baskıcı bir devlet istemiyoruz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki günlük İzmir programının ikinci ayağında bugün Buca Kaynaklar’da köylülerle kahvaltı organizasyonunda bir araya geldi. Köy sofrasına konuk olan Kılıçdaroğlu, tarım politikalarından sosyal devlete, kırsal yaşamın korunmasından üreticinin emeğinin karşılığını almasına kadar birçok konuda mesaj verdi.

KEŞKE ARSALARINIZI HİÇ SATMASAYDINIZ!

Köyde son dönemde villaların yapılmasıyla birlikte bölgenin değiştiğine yönelik değerlendirmelere de değinen Kılıçdaroğlu, kırsal alanların korunması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Burada villalar yapıldıktan sonra köyün durumu değişti dediniz. Villaların yapılması için arsa satanlar sizlerdiniz. Keşke hiç satmasaydınız ve kırsalı olduğu gibi koruyabilseydiniz. Ekonomi dediğimiz şey acımasız. Parayı verdiğiniz zaman her şeyi yapabiliyorsunuz ama sosyal devlet sizin içinde bulunduğunuz dokuyu korumak zorundadır. O nedenle devlete sosyal devlet denir. Baskıcı ve terör estiren bir devlet istemiyoruz. Hukukun egemen olduğu bir devlet istiyoruz. Bana muhtar kardeşlerimin yansıttığı sorunlarla ilgileneceğim. Bazıları belediyelerin dışında bakanlıklarla ilgili, bazıları parlamento ile ilgili. Dolayısıyla özel yasaların düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye gerçekten de tarım açısından oldukça zengin bir ülke. Ancak üretenin hakkını alamadığını da çok iyi biliyoruz. Ürünü tarlada kalan binlerce çiftçi var. Bunların hepsi sağlıklı ve tutarlı ekonomik politikalarla giderilmeli. Alın terinin karşılığını verirseniz herkes huzur içinde yaşar” ifadelerine yer verdi.

“CHP’NİN GENEL BAŞKANI OLARAK SÖZ VERİYORUM”

Kılıçdaroğlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Bin yılı aşkın çınarın gölgesinde sizlerle konuşmak hayatımın ayrı bir parçası olacak. Bu kadar güzel anıt ağacının altında, emekçi sofrasına oturmak çok güzel bir şey. Size emekçi diyorum çünkü siz günün 24 saatinde çalışan insanlarsınız. Hayvanınız, buğdayınız vardır ve beklentileriniz vardır. Sosyal devletin görevi haklarınızı korumak ve haklarını genişletmek. Ben de elimden geldiği kadar sosyal demokrat bir partinin genel başkanı olarak, CHP’nin genel başkanı olarak size söz veriyorum, mücadele edeceğiz.”

“EMEĞİNİZ BEREKET TİMSALİ OLARAK DIŞARIYA YANSIMALI”

Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Köyün muhtarı, ‘ilk kez bir genel başkan buraya geldi’ dedi. Beni sofranıza konuk ettiğiniz için teşekkür ederim. Kırsalda yetişenlerden birisi de benim. Babam memur olduktan sonra kırsaldan çıktık. Kırsalda yaşamanın kendi içinde huzuru ve bereketi vardır. Sizin verdiğiniz emek, döktüğünüz alın teri bir bereket timsali olarak dışarıya yansımalı. Ektiğiniz biçtiğiniz tarlanın, buğdayın, üzümün hepsinde alın eri var, karşılığını almanız lazım. Kent kültürü ile kırsal kültür arasında sağlıklı ve tutarlı bir bağlantının kurulması gerekiyor” dedi.

SONRAKİ DURAK BUCA CEZAEVİ

Kaynaklar’daki programının ardından Kılıçdaroğlu’nun adresi Buca Cezaevi olacak. CHP lideri, burada tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir önceki dönem İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nu ziyaret edecek. Kılıçdaroğlu’nun cezaevi ziyaretinde Soyer ve Aslanoğlu ile görüşerek yürütülen süreç hakkında bilgi alması bekleniyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.