İYİ Parti’den AK Parti transferlerine eleştiri: İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Foça ve Çiğli belediye başkanlarının CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçmesini sert bir dille eleştirdi. Basın toplantısında konuşan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, seçmen iradesinin başka bir partiye ciro edilemeyeceğini belirterek, "Devlet, iktidar partisinin teşkilatı değildir. Sandıkta kazanamadığınız sonucu transferlerle değiştirmeye çalışmak sandığın anlamını yok etmektir" dedi. Toplantıda ayrıca yeni eğitim-öğretim yılındaki maliyet ve güvenlik sorunlarına, Turgutlu'daki okul saldırısına ve ekonomik eşitsizliklere dikkat çekildi.

İYİ Parti İzmir Teşkilatı, kent gündemi, siyaset ve parti transferleri ile ilgili İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenledi. İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve İl Başkanı Ülkü Doğan’ın katıldığı toplantının ana gündem maddesini son günlerde CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçiş yapan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız oluşturdu. İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, belediye başkanları özelinde yaşanan parti transferleri ile ilgili olarak, “İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir” ifadelerini kullandı.
“Devlet, iktidar partisinin teşkilatı değildir” diyen Doğan, “Merkezi idarenin görevi kendisine katılan belediyeyi ödüllendirmek, muhalefette kalan belediyeyi cezalandırmak değildir. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun her vatandaş bu devletin eşit yurttaşıdır; her belediye de hizmet konusunda merkezi idareden eşit muamele görmelidir. Devletin imkânları bir siyasi partinin ödül ve ceza mekanizması olarak kullanılamaz. Sandıkta kazanamadığınız siyasi sonucu devlet gücüyle, baskıyla, transferlerle yeniden şekillendirmeye kalkarsanız, sandığı ortadan kaldırmazsınız belki ama sandığın anlamını ortadan kaldırırsınız. İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir” diye konuştu.
“BELEDİYE BAŞKANI YA DA MİLLETVEKİLİNİN, SEÇMENİN İRADESİNE SAYGI GÖSTERME MECBURİYETİ VAR”
Doğan, İzmir’de son günlerde yaşananların yalnızca bir parti değişikliği değil, doğrudan bir demokrasi meselesi olduğunu vurguladı. Doğan, “Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun söylediği gibi; İzmirlinin sandıkta AK Parti’ye oy vermediği belediyelerin, seçimden sonra siyasi transferlerle AK Parti’ye geçtiğini görüyoruz. Bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanı ya da milletvekilinin, kendisine oy veren seçmenin iradesine saygı göstermek gibi bir mecburiyeti vardır. O sevgiyi ve oyu başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz. Çünkü demokrasi sadece sandığı kurup oyları saymak değildir. Demokrasi, sandık kapandıktan sonra da milletin verdiği karara saygı duymaktır. Sandıkta zarfın, oyun ve mührün sahibi vatandaştır” ifadelerini kullandı.
Ülkü Doğan, yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin esnaf odaları, servisçiler, kantinciler ve veli dernekleriyle yaptığı görüşmelerden elde ettikleri tespitleri paylaştı. Velilerin yüksek fiyatlardan, servisçilerin ise öğrenci sayısındaki düşüş ve kâr edememekten şikayetçi olduğunu aktaran Doğan, eğitimin velilerin üzerine büyük bir yük bindirdiğini ve ders zilinin sorunlarla çaldığını belirtti.
“KİMSE BİZE EĞİTİMDE BAŞARI HİKAYESİ ANLATMASIN”
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okula giden öğrencilerin üzerine ateş açılması sonucu 11 öğrencinin yaralandığı olaya da değinen Doğan, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti. Velilerin artık çocuklarının alacağı eğitimin yanı sıra beslenme, ulaşım masrafları ve can güvenliği konusunda da büyük bir kaygı yaşadığını vurgulayan Doğan, “Böyle bir tabloda kimse bize eğitimde başarı hikâyesi anlatmasın. Devletin görevi çocuğa yalnızca ders kitabı vermek değildir. Çocuğun sağlıklı ve yeterli beslenmesini sağlayacak sosyal politikaları hayata geçirmek, güvenli bir binada eğitim görmesini sağlamak, öğretmeninin hakkını korumak, veliyi eğitim masrafları karşısında çaresiz bırakmamak ve çocuğun okul yolundan sınıfına kadar güvenliğini sağlamak zorundadır. Çünkü eğitim hakkı yalnızca çocuğun bir sınıfa oturtulması değil; güvenli, sağlıklı, eşit ve insanca koşullarda eğitim alabilmesidir” diye konuştu.
Ekonomik tablodaki eşitsizliklere ve fon tartışmalarına da değinen Doğan, bir asgari ücretlinin 15 dakikada yaklaşık 10 lira, en düşük emekli aylığı alan bir kişinin ise 8 lira kazandığını söyledi. Kamuoyunda geniş yer bulan fon iddialarına işaret eden Doğan, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkındaki iddialar üzerinden, elde edildiği öne sürülen kazancın 15 dakikalık karşılığının yaklaşık 173 bin liraya denk geldiğini savundu. Sermaye piyasalarının temelinin güven olduğunu belirten Doğan, küçük yatırımcının denetime ve kuralların eşit uygulanmasına güven duyması gerektiğini dile getirdi.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.




