Cemil Tugay'dan direniş itirafı: Vatandaş Cemil Tugay'a laf geçiremiyorumm
Meslek Fabrikası önündeki nöbetini sürdüren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, mücadeleyi sadece Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın vermediğini, vatandaş Cemil Tugay'ın da burada olduğunu söyleyerek, "Bir de vatandaş Cemil Tugay var, İzmirli Cemil Tugay var. Ben o adama laf geçiremiyorum. Bakın belediye başkanı Cemil Tugay o adama laf geçiremiyor. Diyemiyor 'Oğlum Cemil git, bırak burayı. Terk et burayı. Vazgeç buradan'...Yapamıyorum. Vicdanım, inancım devlete olan bağlılığım, ülkeme olan bağlılığım, inandığımız değerler bana bunu yaptırmıyor, yaptıramıyor" dedi.

Meslek Fabrikası önündeki nöbetini sürdüren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, mücadeleyi sadece Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın vermediğini, vatandaş Cemil Tugay'ın da burada olduğunu söyleyerek, "Bir de vatanda Cemil Tugay var, İzmirli Cemil Tugay var. Ben o adama laf geçiremiyorum. Bakın belediye başkanı Cemil Tugay o adama laf geçiremiyor. Diyemiyor 'Oğlum Cemil git, bırak burayı. Terk et burayı. Vazgeç buradan'...Yapamıyorum. Vicdanım, inancım devlete olan bağlılığım, ülkeme olan bağlılığım, inandığımız değerler bana bunu yaptırmıyor, yaptıramıyor" dedi.
ÜLKEMİZ İÇİN ÇALIŞTIK
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Eski Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte Meslek Fabrikası nöbetine devam eden ve bir açıklama yapan Tugay, "Biz yaşamımız boyunca bu ülkenin iyi olması için her türlü çabayı göstermiş insanlarız. Siyasetçi olmadan önce de böyleydik. Siyasetçi olduktan sonra da bunu yapmaya çalıştık. Kendimiz için değil, ülkemiz için çalıştık. Bu gariban insanlar için çalıştık. Görüyorum, bu ülkede ne kadar yaralı, gariban, haksızlığa uğramış insan varsa kendinden bir şey buluyor burada" diye konuştu.
HUKUKSUZLUĞU NORMALLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR
Yaşadıkları hukuksuz, saygısız davranışa karşı sessiz kalınmasını istediklerini ve sessizce buradan çıkıp gitmelerinin istendiğini söyleyen Tugay, "Bunu yapamadık. Şunu söyleyeyim. Bu konu sadece belediye başkanının ya da Cemil Tugay'ın sorunu elbette değil. Ama sadece Büyükşehir Belediyesi'nin sorunu da değil. Bu konu aynı zamanda İzmir halkına yapılmış büyük bir saygısızlık. İzmir halkına ait olan herhangi bir mülkü, devlet kurumu da olsun kim olursa olsun bu şekilde kullanılmaz hale getiremez. Burayı işgal edemez. Buraya hukuksuz bir şekilde el koyamaz. Ve maalesef Türkiye'de, başka şehirlerde de benzer uygulamalar olduğunu görüyoruz. İstanbul'da da, başka pek çok şehirde de benzer şeyler olduğunu görüyoruz.Ve şunu anlıyoruz. Bu hukuksuzluk, bu devlet geleneğine saygısızlık, bu halkın hakkına saygısızlık normalleşilirmeye çalışılıyor. Birileri bunu normal bir uygulama gibi anlatmaya çalışıyor" diye konuştu.
KİMDEN ALDINIZ O TEKLİFİ
İzmir'de Vakıflar'ın 3 bin 500 civarında gayrimenkulü olduğunu kaydeden Tugay şöyle devam etti: "Yani 3 bin 501'inciye neden ihtiyaç duyduğunuzu bize söyleyin. Öyle mi? Elimizden alıyorsunuz. Bu hizmeti durduruyorsunuz. Önemli bir gerekçeniz olmalı diyelim. Soruyoruz. Başından beri saçma sapan açıklamalar yapıyorlar. Yani bize adeta aptal muamelesi yapıyorlar. Önce dediler ki 'Buraya üniversite yapacağız'. Üç gün sonra fikir değiştirdiler, 'Yeşilay'a vereceğiz' dediler. Sonra Vakıflar Genel Müdürü dedi ki 'Biz buraya kütüphane yapacağız'. 'Üniversite yapacaksanız beraber bir yer bulalım. Yardımcı olalım size. Kütüphane yapacaksanız yardımcı olalım. Yeşilay'ın yeri yoksa yardımcı olalım' dedik. 3 bin 500 tane vakıfların diğer gayrimenkullerinden birini kullanmak istemiyorsanız onları her ne yapıyorsanız ki? Ne yaptıklarını gayet iyi biliyoruz. Biz size yardımcı olalım. Ama buradaki hizmeti durdurmayın. Çünkü burada Meslek Fabrikası deyince kuru bir bina olarak düşünmeyin. İçinde çok önemli tesisatlar var. Yani burada o meslek eğitimleri için yapılandırılmış bir yer burası. 300 milyon liradan fazla şu anda ederi olan malzeme var ve bunlar sökülemiyorlar. Söktüğünüz zaman kullanılmaz hale geliyor. Bu şartlarda ısrarınız neden? Neden bu ısrar? Ve Vakıflar Genel Müdürü şöyle ağzından kaçırıyor. Diyor ki 'Buraya ayda beş milyon lira kira vermeye hazır olan insanlar var'. Utanmazca söylüyor bunu. Ne demek burayı kiralamak? Kimden aldın o parayı? Kimden alıyorsun o teklifi? Ne zaman çıkardın burayı kiralama? Yetmedi mi? Yetmedi mi? Bu devletin, bu halkın mallarını sattınız. Ona buna peşkeş çektiniz. Yetmedi mi? Ben belediye başkanı olarak sorumluluğumu biliyorum"
KARŞI DURACAĞIM
Belediye Başkanı olarak belediyenin mülkünün alınmasına karşı duracağını söyleyen Cemil Tugay, "Belediye başkanı olarak burada belediyenin bir mülkünün elinden bu şekilde alınmasına, hizmetinin durdurulmasına elbette karşı duracağım. Elbette bunu yapacağım.Ama tuzu kurulan adamlar var. Bu iktidarla, kol kola, omuz omuza onların iktidarından faydalanıp zenginleşenler var. Utanmıyorlar. Milyonlarca Türk vatandaşının yaşadığı mağduriyeti görmüyorlar. Tek dertleri yedikleri, içtikleri, malları, mülkleri, tatilleri,. Keyiflerinden feragat etmiyorlar. Enflasyon mu varmış? Yoksulluk mu varmış? İşsizlik mi varmış? Emekliler zor durumda mıymış? Çalışanlar aylık gelirleriyle evini geçindiriyorlar mı? Geçindiremiyorlar mıymış? Hastanelerde artık doktor kalmamış, tedaviler yürümüyor, randevular verilmiyor muymuş? Umurlarında değil ya. Umurlarında değil. Hepsi böyle birikiyor, birikiyor, birikiyor. Taşıyoruz artık. Tutamıyoruz içimizde. Ben burada böyle bir konuşma yapmak için kalkmadım ayağa. Ama inanın o kadar doluyum ki ya. Bu ülkenin tamam mı? Yüzde sekseni, yüzde doksanı mağdur. Yanlış uygulamaların kurbanı. Yoksulluğun, haksızlıkların, adaletsizliklerin kurbanı. Sesini çıkaranı susturmak için, gıkını çıkaranı engellemek için her türlü adaletsizliği ve zulmü yapıyorlar. Ülkenin çok büyük çoğunluğu eziliyor, eziliyor. Ezildiğini biliyoruz, görüyoruz. Ve ne diyorlar biliyor musunuz? Susun diyorlar, susun. Susalım mı? Susmak mı lazım?
Diyorlar ki bunlar bir avuç insan. Burada böyle toplanıyorlar. Kendi kendilerine bir şeyler konuşuyorlar.İnanın öyle değil. Dün Buca'daydım. Sokakta gezdim. Bir sürü yerde bulundum. İki kişiden biri 'Biz bu olaydan haberdarız. Doğru bulmuyoruz. Gelemiyoruz, gidemiyoruz ama yanınızdayız' diyor. Ve dün ben dedim bugün tekrar söylüyorum. Buraya gelemeyenlere söylüyorum. Bulunduğunuz her yerde her yerden, her şekilde hem bu yanlışa, bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe, bu yalana dolanan hem de maruz kaldığınız her türlü haksızlığa karşı sesinizi çıkarın kardeşim, sesinizi çıkarın. İtiraz edin, bir şey söyleyin, bir şey yapın. Bir şey yapın. Adaletsizlik ve kötülük normalleşmemeli. Kimse bunu normal olarak görmemeli. Bu normal bir durum değil. Bu anormal bir durum. Ve bunun devamında yeni anormallikler, yeni kötülükler herkesi bekliyor. Bir avuç insanın işine geliyor bu sistem. Ama halkın hemen tamamı perişan oluyor. O yüzden kötülüğü kabul etmeyin. Kötülüğü bu ülkede kimse kabul etmesin" diye konuştu.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.




