Erhan Gülenç Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Çankırı’dan Tugay’a “siyasi şov” yanıtı: Asıl bizim üstümüzden siyasi şov yapılıyor!

Haber Merkezi profil fotoğrafı
YazarHaber Merkezi

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, ‘reklam filmi’ ve 'siyasi şov' eleştirilerine yanıt verdi. Çankırı, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına sormak istiyorum, sizler cenazede yoktunuz, vicdanınız neredeydi? Asıl bizim üzerimizden siyasi şov yapılıyor” diye konuştu.

Çankırı’dan Tugay’a “siyasi şov” yanıtı: Asıl bizim üstümüzden siyasi şov yapılıyor!

Ceyda Bölünmez Çankırı, şöyle konuştu:

“Dün ve önceki gün maalesef Türkiye'de yaşamış olduğumuz Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta hâlâ acısı yüreğimizde olan, çok büyük bir olay yaşadık. Ben buradan kaybettiğimiz bütün canlara Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Ben bugüne kadar yapmış olduğum, gitmiş olduğum ziyaretlerin hiçbirisini siyasi şova çevirmedim. Asla ve asla bu, ithamları da kabul etmiyorum. Siyasi şova çeviriyor diyenler aslında bir siyasi şov yapmak istiyorlar bizim üstümüzden. Ben oraya gittiğimde, o aileyi ziyarete gittiğimde rahmetli olduktan ancak bir hafta sonra. O gün rahmetli olduğunda öncelikle Cemil Tugay neredeydi? 

“HEP TOPU TACA ATIYORLAR”

2 Nisan günü burada genel başkan yardımcılarının olduğu bir gündü. O gün ne beklerdiniz? Siz o şehirde kendi çalışanınız, kendi firmalarınızdan birisinin çalışan birisinin cenazesine hep beraber genel başkanlarıyla katılmaları doğru olandı. Ama ölenleri hep işte taşeron firma. Ölenlerde bizim herhangi bir suçumuz yok diyerek hep topu taça atıyorlar. Hâlâ bugün geldiğimiz gün bugün ayın on altısı. Bugün hâlâ o aileye ziyarete gidilmemiş. Benim gidip aileyi ziyaret etmemin neresi siyasi şov oluyor? Bugün sizler de beni hepiniz çok iyi tanıyorsunuz. Ben İzmir'in bütün mahallelerinde, bugün Kiraz'ın Gedikli Mahallesi'nde de Alsancak'ta da insanların acısını paylaşıyoruz. Mutluluğuna da ortak oluyoruz. Bunu hiçbir zaman siyasi bir şov olarak düşünmedim. Ama burada siyasi şov yapmaya gerek yok. Zaten malzeme çok açık ortada. Bir sürü yapılan yanlış var. Bugün İzmir artık Türkiye gündeminde her gün büyük bir olayla, haberlerde çıkıyor. Maalesef ki bizler de bunları dile getirdiğimizde siyasi şov mu yapıyoruz, siyasi komplo mu hazırlamış oluyoruz? Ki yaşanılan olayda ben o gün biliyorsunuz normalde gittiğimiz yerlerde biz kamerayla gezmiyoruz. Benimle gezen arkadaşlar var. Benim öyle büyük bir kamera-kameram yok. Cep telefonuyla videolar çektiğimizde ki o gün o videoyu yayınlamadık bile. Benim oradaki videoyu yayınlamam Cemil Tugay'a meclis üyelerimizin soru sorduktan sonra yalanla cevap vermesinden sonra gerçekleşti. Ve biz bütün olayı kronolojik sırasına göre arkadaşlarımız anlattıktan sonra kendisinin yapmış olduğu savunmaya karşılıkta evet, hem o vinç kiralanmış hem de saat öğlen iki buçukta olan bu olay on iki saat sonra ancak siz çıkartmışsınız. Sizin işçiye vermiş olduğunuz kıymet budur. Yoksa benim asla ve asla rahmetli olan bir arkadaşımızın üstünden kalkıp böyle bir şey oluşturmak gibi bir amacım asla olamaz. Ama esas amaç, onların amacı. Burada gerçekten, bizlere yüklenen, bizleri burada itham ettikleri suçlar, kendilerinin aslında kapatmaya çalıştıkları. 

NEREDESİNİZ HALA

O gün neredeydiniz? O gün meslek fabrikasının önünü festival alanına çevirmiştiniz, değil mi? Neredesiniz hâlâ? O aile bunları anlatırken. Ki aileyi hâlâ da görüşülmeye gidilmemiş. Ama aile zaten bu iş, konu davasını açtı. Bu sadece bugün, Sabri'nin başına gelen için değil, geçtiğimiz günlerde işte İZBAN'da da aynı şeyi yaşandı. Çatıdan düşen işçi için de yaşandı. İZSU'da Alsancak'ta rahmetli olan arkadaşlarımız için de yaşandı. O yüzden, ben bu ithamların hiçbirini kabul etmiyorum. Biz burada siyaset yaparken gerçekten vatandaşa dokunan hizmetlerle siyaset yapıyoruz.

VİCDANINIZ NEREDEYDİ?

Bugün ben buradan özellikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na sormak istiyorum. Sizler cenazede yoktunuz. Peki vicdanınız neredeydi? İZSU'nun sadece genel müdür yardımcısı gitmiş. Sadece genel müdür yardımcısı gitmiş. Siz bu aileye figüran diyorsunuz. Bu ailenin anlattıklarını gidip dinlediniz mi? Aile o acısıyla niçin figüranlık yapsın ki? Figüranlık yapmaya ihtiyacı mı var? Canı yanıyor, içi yanıyor ailenin ya. Saat iki buçukta oraya ikide girişi var. Kim nasıl girdi oraya bir sormak lazım. Peki bu adam beşte mesaisi bittiğinde çıkmayacak mıydı? Nerede sizin kontrol mekanizmanız? Çıkan yok. Evine gitmemiş adamcağız. Evine gitmediği gibi aile soruyor. Aileye söyledikleri daha sosyal medyaya düşmemiş bir sürü haber var. Aileye Kemalpaşa'da diyorlar, aileye diyorlar ki uyuyakalmıştır bir yerde diyorlar. Peki bu araçların bir takip sistemi yok mu? Sizin orada aile size şikayet ettikten sonra oradaki yetkiliniz kimdir? Yetkililer geldi mi? Orada bizim idare amirimiz vardı diyorlar. Gelen idare amirini çıkartın, bir konuşturun bakalım ne diyor. Ama bunların hepsi tek tek gün yüzüne çıkacak. Ve orada ailenin kalkıp vinçi getirmesi... Ki vinç firmasına da hâlâ baskı uyguluyorlar. Biz o faturayı biz ödeyelim diyor. Fatura hiçbir şey. On beş bin lik fatura bugün onu herkes ödeyebilir. Ama o gün orada eğer İZSU’nun makine parkında ya da sizin itfaiyenizde bunu organize edecek bir mekanizmanız yoksa insan hayatı gerçekten çok ucuzlamış demektir.

SAYGISIZ-SEVİYESİZ, ÜSLUBUNU KAÇIRMIŞ SİYASET SON BULSUN

Bugün biz eğer halkta bir siyasi komplo ya da herhangi bir siyasi hikaye çıkartmak istesek, İzmir'de büyükşehirin bir sürü firması var. İşte burada İZFAŞ var, İzelman var. Bunların hepsinde aslında çıkabilecek bir sürü malzeme var. Ama bizim amacımız hep beraber o arkadaşlarımızın hem hakkını, hukukunu korumak hem de burada gelecek hizmeti en kaliteli şekilde hayata geçirmektir. O yüzden bizler inşallah bu süreç içerisinde zaten hukuki olarak da bütün incelemeler yapılacaktır. Ama ben buradan bu saygısız, bu seviyesiz, bu üslubunu kaçırmış siyasetin de artık İzmir'de son bulması lazım. Cemil Bey bu konuyu artık çok abarttı. Gerçekten  kendisi korkulu rüyalar görüyor. Kendisinin korkulu rüyası haline geldik bence. Her geçen gün de çok büyük hatalar yapılıyor. Bu hatalar da insan hayatına mâl olmamalı. Bizler İzmir'de yaşarken işçi kardeşlerimiz, burada İzmir'de yaşayanlar, bugün yağmur yağacağını biliyorsunuz. Siz bu şehirde iklimsel olarak yağmur yağacak değil mi? Ya ne yaptınız? İki yıllık hepinizin karnesi çıktı ortaya. Ne yapıldı bu karne içerisinde? İşte takip ettiniz. Bu şehirde siz yerel yönetimler olarak kendi üstünüze düşen hangi görevi yerine getirdiniz? Ama biz size her türlü kapıyı açmakta, yol gösterdiğimizde kalkıp kadraja giriliyor diye bir muhabbet çıkarttınız. O yüzden yapılan iyiliklerin, burada yapılan, verilen hizmetlerin onlar tarafından engellenmeye çalışıldığı çok net ortadadır. 

KİMSEDEN ALKIŞ BEKLEMİYORUZ

Bir de Meslek Fabrikası var. Dün yine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay bir çağrı yaptı AK Parti'li milletvekillerine ve dedi ki ‘gelin ön ayak olun, bu sorunu ortadan kaldıralım. Ben de sizi alkışlayayım, bir de lütfen teşekkür edeyim’ dedi. Biz alkış beklemiyoruz kimseden. Biz zaten üstümüze düşeni yapıyoruz. Ben Meslek Fabrikası olayında da bütün vakıfların bu görüşmelerinde de kendilerine söyledim. Orada bir iletişim hatası var. Kendilerinden kaynaklanan bir iletişim hatası var. Bu hata bugün başlamadı. Ben bunu iftar yemeğinde de söyledim. Bu, o gün otoparklarda başladı. Bakın bugün şu anda Kemeraltı esnafı dükkanlarını kapattı. Kemeraltı esnafı zaten ne kazanıyor da bir günlük dükkanını kapatıyor ama kapatmak zorunda. Çünkü bununla ilgili bir grev yapmak zorunda. Bu insanların tamamen gelecekleriyle oynanıyor. Biz o gün de kendisine dedik ki masaya gel. Ben bir buçuk yıl boyunca fizibilite bekledim. Nerede o fizibilite? Bir buçuk yıl boyunca gelmedi. Bugün belki başlatsalardı o çalışmayı, bugün güçlendirme çalışmaları başlamıştı otoparkta. Ve o insanlar bugün bu grevi yapmıyordu.

UZUNDERE VE BUCA CEZAEVİ TEPKİSİ

Ya da bugün Uzundere'de dün kentsel dönüşüm mağdurlarına cevap veriyor. Peki siz burada bu şehirde biz-on iki senedir açmadığınız dava kalmadı. On üç tane mahalle kentsel dönüşüm bekliyor. Her seferinde dava açılıp her seferinde durduruluyor. Bugün Buca'da cezaevi. Buca Cezaevi'nin tekrardan planlarını iptal ediyorsunuz. Kimi cezalandırıyorsunuz? Siz bu şehri cezalandırıyorsunuz. Ama ben İzmir halkının da bu cezalandırmaların yerel yönetimler tarafından yapıldığının çok net bir şekilde görüldüğünü sahada en çok gezen, sahada en çok vatandaşa dokunan birisi olarak da çok net bir şekilde görüyorum. Bu oyun böyle sürmez. Artık bu tiyatroları, bu festivalleri bırakıp işlerinin başına geçsinler, işlerinin başlarına geçtiklerinde de inanıyorum ki yine iletişim halinde olunduğunda bu şehir için güzel şeyler yapabilme şansları var. En azından önlerinde kalan şu süre içerisinde.”

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.