Erhan Gülenç Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

ADD Başkanı Yıldırım: Cemil Tugay'ın derneğimizi küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz

Tunay Afyon  profil fotoğrafı
YazarTunay Afyon

İzmir Cumhuriyet ve Emek Bileşenleri tarafından organize edilen basın açıklamasında konuşan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Ufuk Yıldırım, ADD üyeliğinden ayrılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ADD ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. Yıldırım, “Hangi makamda bulunursa bulunsun, hiç kimse bu kurumu, bu taşıdığı değerleri küçümseme hakkını kendinde görmemelidir. Sayın Cemil Tugay'ın tercihin ardından derneğimizi küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz” dedi.

ADD Başkanı Yıldırım: Cemil Tugay'ın derneğimizi küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, iş sendikaları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile düzenlenen İzmir Cumhuriyet ve Emek Bileşenleri tarafından düzenlenen basın açıklamasına katıldı. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan grup adına Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Sayın Ufuk Yıldırım basın açıklamasında bulundu.

“DERNEĞİMİZİ KÜÇÜMSEYEN SÖZLER KULLANMASINI KABUL ETMİYORUZ”

İzmir Milletvekilleri Seda Kaya Ösen ve Murat Bakan’ın katıldığı buluşmada Atatürkçü Düşünce Derneği'nin tarihini, taşıdığı sorumluluğu ve cumhuriyet değerleri için verdiği mücadeleyi hatırlatmak için bir araya geldiklerini belirten Yıldırım, “Herkes bir derneğe üye olmakta, üyeliği sürdürmekte ve sonlandırmakta özgürdür. Bizim itirazımız, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Karşıyaka'da sadece bir dernek sözleriyle küçültülmesinedir. ADD'yi bir ilçeye indirgemek; Türkiye'nin dört bir yanında emek veren üyelerimizin mücadelesini, bir kurumun tarihini ve taşıdığı sorumluluğu görmezden gelmektir” dedi. Yıldırım, derneğin tarihinin, kurucuların ödediği bedellerle kanla yazıldığını belirterek, “Bu dernek, bedelini canıyla ödeyenlerin bizlere emanetidir” ifadelerini kullandı. Yıldırım, emanetin kimsenin kişisel kaprisine, siyasi hesabına ya da sosyal medya tartışmasına malzeme edilemeyeceğini belirterek, “Hangi makamda bulunursa bulunsun, hiç kimse bu kurumu, bu taşıdığı değerleri küçümseme hakkını kendinde görmemelidir. Sayın Cemil Tugay'ın basında yer alan istifası, mesnetsiz sözleri üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek için buradayız. Üyeliğini sonlandırmak elbette kendi tercihidir. Ancak bu tercihin ardından derneğimizi küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz” dedi.

YILDIRIM ZAMANLAMAYA DİKKAT ÇEKTİ

Yıldırım, ADD Karşıyaka Şubesini 3 dönemdir, yaklaşık 6,5 yıldır yönettiklerine dikkat çekerek, “Bu süre boyunca Sayın Tugay tarafından yönetimimize veya Genel Merkezimize iletilmiş tek bir sorun ya da şikayet olmamıştır. Bugün "Yönetimle anlaşamadım" denilmesi kamuoyunda şu soruyu doğuruyor: Bu anlaşmazlık, ülke gündemini meşgul eden siyasi gelişmelerden önce neden dile getirilmedi?” diye sordu.

“O YETKİNİN SAHİBİ YETKİYİ VEREN HALKTIR”

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü de konuşmasında Tugay’ı eleştirdi. “Biz bugün burada, henüz gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi ilan etmek için değil, İzmir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir siyasi hesapla değersizleştirilemeyeceğini söylemek için bulunuyoruz” diyen Düdü, “Bugün söyleyeceğimiz sözlerin, parti değiştirmeyi kişisel tercihi sanan her belediye başkanı için geçerli olduğunun bilinmesini istiyoruz” ifadesini kullandı. Düdü, Cemil Tugay’la ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak tablonun, yalnızca bir kişinin parti değiştirmesi olarak görülemeyeceğine vurgu yaparak, “Böyle bir kararın siyasal etik, seçmen iradesi ve temsili demokrasinin temel ilkeleri bakımından ciddi biçimde tartışılması gerekir. Çünkü İzmir halkı 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yalnızca bir kişiyi belediye başkanı olarak seçmemiştir. Seçmen; adayın yanı sıra onun temsil ettiği siyasi programı, dünya görüşünü, belediyecilik anlayışını ve siyasi kimliği de değerlendirerek oy kullanmıştır. Bu nedenle milyonlarca yurttaşın oyuyla kazanılmış bir makamın, siyasal kimliğinin seçimden sonra köklü biçimde değiştirilmesi, yalnızca “kişisel siyasi tercih” kapsamında değerlendirilemez” dedi. Bir yurttaşın istediği siyasi partiye üye olması ya da parti değiştirmesini bireysel hak olarak tanımlahyan Düdü, “Ama seçilmiş bir belediye başkanının taşıdığı temsil yetkisi yalnızca kendisine ait değildir. O yetkinin sahibi yetkiyi veren halktır. Buradaki temel mesele hukuki olmaktan önce demokratik meşruiyet ve siyasal etik meselesidir” diye konuştu.

“İZMİR HALKINI İRADESİ SİYASİ PAZARLIKLA DEVREDİLEMEZ”

Düdü, seçmenin sandığa giderken önüne konulan aday ve siyasi parti üzerinden tercihini ortaya koyduğunu belirtti. “Seçimden sonra bu tercihin seçmene yeniden sorulmadan başka bir siyasi partiye taşınması, temsil ilişkisinin niteliğini tartışmalı hâle getirir” değerlendirmesinde bulunan Düdü, “Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir. Demokrasi aynı zamanda sandıkta ortaya çıkan iradeye seçimden sonra da saygı göstermektir. Sayın Cemil Tugay 18 Haziranda CHP’den istifa ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini kamuoyuna açıklamıştır. Şimdi İzmir Halkının sormaya hakkı vardır. Ne Değişmiştir? Bağımsız olarak sürdürüleceği açıklanan belediye başkanlığı görevinin başka bir siyasi partinin çatısı altında sürdürülmesi gündeme geldiyse, İzmir halkına bunun gerekçesi açıklanmalıdır. Ve daha temel bir soru vardır: Cemil Tugay, 31 Mart 2024'te İzmir seçmeninin karşısına AK Parti adayı olarak çıksaydı, bugün oturduğu makama seçilecek miydi? Bu sorunun yanıtını biz vermiyoruz. AK Parti de veremez. CHP de veremez. Cemil Tugay da veremez. Bu sorunun yanıtını verebilecek tek güç İzmir halkıdır. İşte bu nedenle mesele bir kişinin hangi partiye üye olacağı meselesinden çok daha büyüktür. Mesele temsili demokrasinin ahlakıdır. İzmir, Türkiye’nin demokrasi tarihinin en güçlü kentlerinden biridir.

İzmir halkının iradesi hiçbir siyasi hesabın, pazarlığın ya da kişisel siyasi geleceğin gölgesinde bırakılamaz. Halkın oyuyla alınan bir makam, halka rağmen başka bir siyasi iradenin hanesine yazılamaz.İzmir'in geleceği kapalı kapılar ardında değil, İzmir halkının iradesiyle belirlenir. İzmir kimsenin siyasi ganimeti değildir; İzmir, İzmir halkınındır!Demokrasinin, siyasal etiğin ve halk iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. İzmir halkını iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez” diye konuştu.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.