"DAĞ BAŞINDA" BİR BİLİM VAHASI… TÜRKİYE VE İZMİR'E KATKI İŞTE BÖYLE YAPILIR…
İzmir iş dünyasında yaptığı sağlık yatırımlarıyla dikkat çeken ve sıfırdan kurduğu Tınaztepe Sağlık Grubu’nu bir sağlık devi haline getiren Dr. Mehmet Bektur, Buca’nın en yüksek tepelerinden birinde sessiz sedasız büyük bir bilim devrimi yapmayı başardı. 2018 yılında kurduğu Tınaztepe Üniversitesi’ni Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında 102 dönüm ile en büyük kampüse sahip kurumlardan biri yapan Bektur, şu an 4 bin öğrenciye eğitim verilen kampüste kurduğu uluslararası laboratuvar ile tıpta çığır açacak buluşlara imza atmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Erhangulenc.com ekibini bu kampüste ağırlayan Bektur, çarpıcı açıklamalar yaparken bizlerle laboratuvarlarında geliştirdikleri ilk akıllı kanser ilacının patent başvurusunu yapmaktan duydukları sevinci de paylaştı. Bektur, ayrıca İnciraltı’nın sağlık üssü haline getirilmesi için yürütülen çalışmalardan Balçova ve Balkanlar’da yapmayı planladıkları hastane yatırımlarına kadar değişik konularda da önemli bilgiler verdi.
(Üniversitenin kurucusu Dr. Mehmet Bektur, dev kampuste sık sık öğrencilerle bir araya geliyor.)
HİÇ BEKLEMEDİĞİMİZ BİR GÜZELLİKLE KARŞILAŞTIK
Son dönemde İzmir sağlık sektöründe ve eğitimde yaptığı atılımlarla dikkatleri üzerine çeken Tınaztepe Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Tınaztepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Bektur, bizleri Buca’daki üniversite yerleşkesine davet ettiğinde, açıkça söylemek gerekirse böyle bir manzarayla karşılaşmayı hiç beklemiyorduk. Gördüklerimizden sonra ise, “İşte Türkiye ve İzmir’e katkı böyle yapılır” dedik.
Resmi olarak 2018 yılında kurulan İzmir Tınaztepe Üniversitesi, bugün tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu ve lisansüstü eğitim enstitüsünde dört bine yakın öğrencisi ile sağlık alanında örnek bir üniversite olmayı başarmış.
ONAT TÜNELİ İLE ULAŞIM ÇOK RAHATLAYACAK
Göz alabildiğine uzanan İzmir Körfezi’nin müthiş manzarasını size sunan ve bir vadiye hakim yerleşke, 102 dönüm büyüklüğe sahip. Yeni inşaatlar da harıl harıl devam diyor. 500 kişilik öğrenci yurdunun ve bilgisayar mühendisliği fakültesinin inşaatları tüm hızıyla sürüyor. Hemen yakında Büyükşehir Belediyesi’nin yapımına devam ettiği Onat Tüneli’nin bitmesiyle buraya ulaşımın çok daha rahat gerçekleşeceğini belirten Bektur, “Buranın ihtiyacı olan bir hastane” diyerek, ulaşımın daha kolaylaşması ile üniversite yerleşkesi içinde tıp fakültesine bağlı bir hastane kurmayı hedeflediklerini de anlattı.
BİLİM VE YEŞİL BİR ARADA
(Erhangulenc.com genel yayın yönetmeni Erhan Gülenç, Tınaztepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mehmet Bektur, Rektör Prof. Dr. Mustafa Güvençer ve erhangulenc.com sorumlu yazı işleri müdürü Sinan Doğan)
Bizlere, Rektör Prof.Dr. Mustafa Güvençer ile beraber yerleşkeyi gezdirip, yaptıkları çalışmaları anlatan Bektur, kendi ifadesiyle “dağ başına” kurduğu Tınaztepe Üniversitesi’ni makilik bitki örtüsünün içinde adeta bir vaha haline getirmiş. Birbirinden değişik ağaçlar ile bölge yemyeşil bir tona bürünmüş. Hatta öğrencilerin rahatlıkla meyvelerini yediği bir bahçesi bile var. Bunun için tonlarca bahçe toprağı buraya taşınarak, 14-15 metrelik bir katman oluşturulmuş. Bektur’un ilk temeli attıkları zaman, üniversitenin sembolü olsun diye diktiği çınar ise altı yaşına ulaşmış bile. Her yıl boy veren çınar, üniversitenin uzun ömürlü olması için dilenen bir adak gibi duruyor. Bektur da bir çınarın ortalama ömrünün 300 yıl olduğunu vurgulayarak, üniversiteye uzun bir ömür biçtiğini ifade etti. Bektur, “Bu bir gönül işi. Burada gençlerimizin güzel bir ortamda bilimsel eğitim aldığını görmek bizler için en büyük mutluluk. Üniversitemizi çok seviyorum. Büyütmek için elimizden geleni yapıyoruz” diye ekledi.
YAĞMUR SUYU BİRİKTİRİLİP KULLANILIYOR
Bektur, gezimiz sırasında ayrıca ekolojik bir yerleşke hedefi doğrultusunda çeşitli yerlere kurdukları sarnıçlar ile yağmur sularını toplayıp, bitkilerin ve ağaçların sulanmasında kullandıkları bilgisini de verdi. Böylece su imkânının kıt olduğu bölgedeki yerleşke, bahçe sulamasında kullandıkları suyu üretmiş olduklarını ifade eden Bektur, 1300 kişilik spor salonu ile de ulasal ve uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapacaklarını kaydetti. Bektur, “Kayalık alanda kırdığımız taşları kullanarak taş amfitiyatro yaptık. Böylece doğayı geri dönüştürdük” ifadesini kullandı.
GEZERKEN OĞLU İLE KARŞILAŞTIK
(Üniversiteyi gezerken tesadüfen karşılaştığımız Dr. Mehmet Bektur'un oğlu Ozan Yiğit de diş hekimliği fakültesi ikinci sınıfta eğitim görüyor.)
Bu arada Mehmet Bektur’un oğlu da babasının kurduğu üniversitede öğrenci olarak eğitim alıyor. Diş Hekimliği Fakültesi’nde ikinci sınıfta okuyan Ozan Yiğit çok mutlu. Baba oğlun yerleşkede tesadüfi karşılaşmalarına ve sonra birbirlerine sevgiyle sarılmalarına şahit olduk.
“İZMİR’DE İSTANBUL TARİFESİ UYGULANACAK”
Yerleşkeyi ve önemli cihazlarla zenginleştirilmiş uluslararası bir laboratuvara sahip Galen Araştırma Merkezi’ni gezdikten sonra Bektur ile İzmir sağlık sektörünü de konuştuk. Son dönemde İstanbul merkezli büyük sağlık gruplarının İzmir’e yatırımlarını nasıl değerlendirdiğini sorduk. Bektur, “İstanbul sermayesinin son dönemde İzmir’e büyük ilgisi var. Yakında İstanbul tarifesinden sağlık hizmeti vermeye başlanacak. Bu İzmir halkı için iyi mi değil mi? Ama bir gerçek var ki İzmir sağlık sermayesi hekimlerin sermayesi ile kuruldu. Ben de bir hekimim. Fakat sağlıktaki düzenlemeler çok katı” dedi.
BALÇOVA’YA 45 MİLYON EURO YATIRIM
Balçova’da 25 dönümlük alanda satın aldıkları otel ve alışveriş merkezini sağlık tesisine dönüştürmek için çalışmalarının devam ettiğini belirten Bektur, “Burayı 33 milyon Euro’ya almıştık. Şimdi de 45 milyon Euro yatırım yapacağız” bilgisini verdi.
(Dr. Mehmet Bektur, uluslararası çalışmalar yapan labaratuvarlarıyla bilim dünyasında çığır açacak projeler geliştirmek için hızla çalıştıklarını ifade etti.)
Grup şirketi TAPDİ Oksijien’in yüzde 21’inin Borsa İstanbul’da işlem gördüğünü belirten Bektur, “Borsaya açılmak bir büyüme yöntemidir. Biz de borsaya açıldıktan sonra gittik Balçova’daki otel ve alışveriş merkezini satın aldık. Şu an geldiğimiz noktada sağlık sektöründeki rakiplerimiz bile borsadan bizim hissemizi satın almayı tercih ediyor” diye konuştu.
“KORUYALIM AMA AKILLI DAVRANALIM”
(Dr. Mehmet Bektur, İnciraltı'nın imar planları ile ilgili gelişmelerin olumlu olduğunu beliretrek, "Sağlık ve turizmle ilgili bir yapı kurulacaksa biz de o oyunun içinde olmalıyız" dedi.)
Kendisine, İnciraltı bölgesinin imar planlarının onaylanmasını da sorduk. Bektur, şöyle devam etti: “İnciraltı’nda ne kadar çok sağlık yatırımı olursa o kadar iyi olur. Çok yoğunluklu olmadan, bahçeleri ile orayı iyi şekilde planlamak lazım. Balçova projemizi de İnciraltı ile entegre şekilde düşünüyoruz. İzmir’in içine para girmesi lazım. Koruyucu olalım ama aynı zamanda akıllı da davranalım. Bu kenti zenginleştirirsek bu kentin çocukları daha iyi yaşar. İnciraltı sağlık yatırımları için doğru bir yerse eğer, iyi odaklanıp, sağlıkçılarla oturup, nasıl yerler istiyoruz diye konuşmamız gerekiyor. Sağlık ve turizmle ilgili bir yapı kurulacaksa biz de o oyunun içinde olmalıyız.”
YATIRIM İÇİN ARNAVUTLUK ÖNE ÇIKIYOR
Mehmet Bektur, yurtdışına açılmak için de ciddi hazırlıklar yaptıklarını kaydetti. Özellikle pandemi döneminde Avrupa’dan kendilerine büyük ilginin olduğunu vurgulayan Bektur, ancak özellikle Avrupalı hastayı Türkiye’ye getirirken bazı zorluklar yaşadıklarını da belirtti. Bektur, şunları söyledi: “Ciromuzun yüzde 15’ini yurtdışından gelen hastanın ödemeleri oluşturuyor. Bu şekilde ciddi bir hizmet ihracatı yapıyoruz. Devletimizin 15 milyar dolarlık sağlık hizmeti ihracatına ulaşma hedefi var. İzmir’in de artık biraz ihracat yapmasını öğrenmesi gerekiyor. Bazı hastaları Balkanlar’a getirmek daha kolay olabiliyor. Bazı tedavileri yurtdışında yapabiliriz. Örneğin Arnavutluk yakında Avrupa Birliği üyesi olacak. Arnavutluk’un yanı sıra Kosova’da araştırmalar yapıyoruz. İyi bir ekip ile sürekli veri topluyoruz.”
200 CİVARINDA YABANCI ÖĞRENCİ VAR
Rektör Prof.Dr. Mustafa Güvençer ise, üniversitelerinin kısa sürede uluslararası boyuta ulaştığını vurguladı. Güvençer, gerek araştırma projelerinin gerekse ön lisans ve lisans programlarındaki 200 civarındaki yabancı öğrencinin bu durumu teyit ettiğine dikkat çekti.
KANSER TEDAVİSİ İÇİN AR-GE
Üniversite bünyesinde birçok uygulama ve araştırma merkezi bulunuyor. Bunların en önemlisi de Galen Araştırma Merkezi. Tam zamanlı ve burslu 14 kişinin çalıştığı ve yurt içi ile dışından gelen uzmanların da çalışma yürüttüğü merkezin yöneticisi Prof. Dr. Neşe Atabey, şu an TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli sekiz araştırma projesine devam ettiklerini söyledi. Atabey, “Projelerimizden ikisini yurtdışından ortaklarımızla yapıyoruz. Burada kanser üzerine tanı ve tedavide kullanılmak üzere akıllı ilaçları ve tanı kitlerini geliştirmek için çalışıyoruz. Kanser tedavisinde kullanılacak ilaçlar ve akıllı tedavi konusunda önemli çalışmalarımız var” bilgisini verdi.