"BELEDİYE KAYNAKLARININ GEÇEN DÖNEM NASIL HORTUMLANDIĞINI İZMİRLİLER BİLİYOR"

İzmir’deki tutuklamaları değerlendiren AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, “Buradaki usulsüzlükler, iddialar ve hortumlanan paralar yani inşaatın demirinden çalma iddiaları var. İçerisine dahil etmiş oldukları sivil toplum kuruluşları ve kooperatif üyeleriyle birlikte tam üç sene boyunca orada vatandaşın ayrılan kaynakların ne kadar çok istismar edildiği yine geçen dönem belediye kaynaklarının ne kadar ciddi hortumlandığını İzmirliler biliyor" dedi.

Geçtiğimiz hafta İzmir’de düzenlenen kooperatif operasyonu sonrası İzBB’nin geçmiş dönem Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İZBETON geçmiş dönem Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutuklandığı süreç sonrası Cumhuriyet Halk Partisi’nden ‘siyasi operasyon’ çıkışı gelmişti.

CHP KAZANDIKLARI YERLERİ GERİ GÖTÜRDÜ

Özellikle İBB soruşturmalarından itibaren ortaya çıkan bu iddialara cevap veremeyen başta Genel Başkan Özgür Özel olmak üzere yakın çevresi bu konuyu hiçbir zaman topluma iyi bir şekilde anlatamadılar ve iddiaları aydınlatamadılar. 31 Mart 2024 seçimlerinde bazı seçim çevrelerinde Cumhuriyet Halk Partisi netice almış olabilir ama bakın bir sene geçti kazanmış oldukları yerleri bir sene içerisinde tam beş sene geriye götürmüş durumdalar.

Bir sene içerisinde. Bugün Afyon'da, Bursa'da, Denizli'de, hatta daha ileri gidiyorum, İzmir'de bugün acaba kazanmış oldukları illerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin oy oranları ne? Kesinlikle 31 Mart 2024 seçimlerinde almış oldukları oy oranlarını biz araştırma sonuçlarında da görüyoruz böyle bir şey yok. 31 Mart 2024 seçimlerinde bir netice aldıklarını varsayarsak bir sene içerisinde yolsuzluk, rüşvet, irtikap vakalarıyla şehirleri ne kadar geriye götürdükleri de ortada.

SEÇİM BÖLGELERİNE BİR BAKSINLAR

Biz bunu araştırmalarda hepsinde görüyoruz. Yani şehirlerde bir sene boyunca özellikle 31 Mart 2024 seçim kampanyasında vermiş oldukları sözlerin bir tanesini dahi gerçekleştiremediler. Yani ortaya koydukları bir tane dahi icraat yok. Buralardaki seçmenlerimiz bize zaten seçim sonucuyla ilgili kanaatlerini iletiyorlar. Seçmenimizin tercihi bizim başımızın tacı. Bu noktada kendilerine baksınlar. Kendi kazanmış oldukları belediyelerde yaşayan vatandaşlarımızın kanaatlerine baksınlar.

AK Parti gerçekten önümüzdeki süreçte milletimizin meselelerini merkeze alarak önümüzdeki seçimsiz üç seneyi planlıyor. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi kendi içerisindeki belirsizlikleri ülkeye dayatmaya çalışıyor. Ülkeye sunmaya çalışıyor. Ama biz hiçbir zaman AK Parti olarak Meclis kurumumuza, teşkilatlarımızla Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içerisindeki tartışmaları kendi içerisindeki belirsizlikleri ülkemizin gündemine taşımasına izin vermeyiz. Bizim önümüzdeki üç sene için önemli gündemlerimiz var. Bunları da Cumhurbaşkanımız liderliğinde takip ediyoruz.

İZMİR OPERASYONU VE SİYASİ İDDİALARI

Ben İzmir milletvekiliyim. Bu vaka yaşandığında yeni milletvekili seçilmiştim. Bu kooperatif yolsuzluğu cereyan ettiğinde ciddi sayıda mağdur bizlere ulaştı. Biz meydanlarda özellikle bu işin ilgililerine mağdurların haklı gerekçelerini söyledik.

Siyasi operasyon iftirası atanları şiddetle kınıyoruz. Çünkü kazanmış oldukları İzmir'de ilçe belediyelerinde bu kooperatif yolsuzluğunun içerisine dahil etmiş oldukları sivil toplum kuruluşlarında ve kooperatif üyeleriyle birlikte tam üç sene boyunca orada vatandaşın ayırdığı kaynakların ne kadar çok istismar edildiğini, yine geçen dönem belediye kaynaklarının ne kadar ciddi hortumlandığını ve bu konuda da tam iki sene boyunca özellikle mağdur olan Cumhuriyet Halk Partililerin başta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olmak üzere o dönem ki genel başkandan bu dönem ki genel başkana iletmiş oldukları şikayetleri tüm İzmirli biliyor. Tüm kamuoyu biliyor.

VEKİLLER ŞİKAYETLERİ DİKKATE ALMADI

Milletvekillerine ciddi bir şekilde bu konular iletildi ama hiçbir zaman oralı olmadılar. Bu mağduriyetleri giderme noktasına bir tavır almadılar ve bu olay ilk cereyan ettiğinde bugünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Başkanı'ydı. Evet. Buradaki usulsüzlükler, iddialar ve hortumlanan paralar yani inşaatın demirinden çalma iddialarından tutun kooperatif üyelerinin ortaya koyduğu bedellerin usulsüz bir şekilde ihale kanununa uymadan usulsüz yöntemlerle çeşitli yerlere aktarıldığı iddiaları duyulduğunda bugünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bu kooperatifi mühürledi. Ve bugün ortaya çıkan tüm deliller bugün ortaya çıkan tüm iddiaların kaynağı bugünkü Büyükşehir Belediyesi.

Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Başkanıyken, Tunç Soyer'in TOKİ'yle yarışacak diye ortaya koyduğu projeyi bu usulsüzlükler ve bu mağduriyetler ortaya çıktığında mühürlediler. O nedenle mühürleyenler de CHP'li. Kooperatifin üyeleri ki buna da dikkat çekmek istiyorum. Yani bu kooperatifi dağıtırken ne hakkaniyeti aradılar, ne adaleti aradılar. Birçok eş, dost, akraba veya kurum yandaşı olan üyeleriyle birlikte bir kooperatif üyeliği ortaya koydular ve mağdurlardan anladığımız ölçüde, çünkü bize de ulaşıyorlar. Hepsi Cumhuriyet Halk Partili. Ve usulsüz bir şekilde kaynak aktarımı yaptıkları müteahhitlerden tutun bir ton iş adamı yine Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olan kişiler. Ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde şöyle bir gelenek başladı. Bu iddiaları taşıyan kişiyi ilk önce gittiler Cumhuriyet Halk Partisi il başkanı yaptılar. Şu an içeride. Ardından ilgili olan bu usulsüzlüklere bulaşan kişileri biz milletvekili kadrolarında görüyoruz.

Öte yandan da İstanbul'da işte yaşanılan süreç, vakalar ortada. İstanbul'a hizmet etmek yerine ne kadar İstanbul'un kaynaklarını istismar eden şahıs belli. Onu da gidiyorlar Cumhurbaşkanı adayı yapıyorlar. Yani Cumhuriyet tarihinin en büyük hırsızlık şebekesi içerisinde hangi aktör varsa millete hizmet etme makamında olması gerekirken bu isimleri buraya taşımak suretiyle bir akreditasyon yapma süreci yapıyorlar ve yine bu olayları çok iyi bildikleri halde İzmir'e gelip işte İstanbul'a gelip çeşitli illere gelip meydanlarda milletin gözünün içine baka baka yalan söylemekten başta genel başkanları olmak üzere asla geri durmuyorlar. Biz bu yaşanan her sürecin içerisinde siyasi operasyon iddialarını reddediyoruz. Bu bilek güreşinin de asla bir parçası değiliz. Hiçbir zaman da olmadık. Ama Cumhuriyet Halk Partisi bu yolsuzluklara bulaşan bu hırsızlıklara bulaşan bu rüşvetlere bulaşan irtikap iddialarına bulaşan kim varsa eğer Cumhuriyet Halk Partili ise onları hoş görmeyi bu ülkeye dayatıyor ve bu konuda da hoyratlaşıyor.

Bugün içlerinde bulundukları bu gerilim siyasetinin arttırma amaçları da kendi içlerinde özellikle bu işlere ne kadar bu pisliklere ne kadar bulaştıklarında farkında olmaları. Ama bağımsız Türk yargımızı da asla bir töhmet altında bırakmalarına tehdit ve şantaj içerisinde çeşitli sözler sarf etmelerine biz asla müsaade etmeyiz.